İta Okulları emekçileri haklarını istiyor

İta Okulları’nda çalışan eğitim emekçileri 2 senedir düzensiz ödenen ücretleri ve son 2 aydır da ücret almamaları sebebiyle, 10 Ağustos günü okulun önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Öğretmen Sendikası temsilcileri olarak 4 Ağustos Salı günü İtalyan Okulları patronu Köksal Yavuz ve avukatı ile bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede 2 aydır ödenmeyen ücretlerin ve gecikmelerden kaynaklı oluşan farkların ödenmesini talep ettik.

Patron Köksal Yavuz “Ücretlerin en kısa zamanda ödeneceğini, önümüzdeki dönem için muhteşem önlemler aldığını, bir daha asla böyle bir sorun yaşanmayacağını, okulun kasasına cebinden milyonlar koyduğunu” söyledi. Kendisinden yazılı bir taahhüt istedik. Bu isteğimizi “Belge yayılır, rakiplerim kuyumu kazar.” bahanesiyle kabul etmedi. Ancak sözel olarak Haziran ayı ücretlerinin en geç 7 Ağustos’ta, Temmuz ayı ücretlerinin en geç 15 Ağustos’ta, gecikmelerden kaynaklı farkların da Ağustos ayı sonunda ödeneceğini iletti ve söz verdi.

6 Ağustos günü arkadaşlarımızın ücretleri yatmaya başladı. Ancak herkesin ücreti yatmadı. 7 Ağustos günü patronu aradık ve ücretleri 17.00’a kadar yatırması gerektiğini, aksi takdirde eylem kararı alacağımızı söyledik. Kendisi banka hesabında bloke olduğu gerekçesiyle ödemeyi yapamadığını söyledi. Bu şartlar altında 10 Ağustos günü okul önünde eylem kararı aldık.

10 Ağustos günü de bir kısım arkadaşımızın Haziran ayı ücretleri yattı. Ancak tüm ücretler tamamlanmadı.

10 Ağustos Pazartesi günü 17:00’da okulun önünde basın açıklaması gerçekleştirdik. Basın açıklamasında ödemelerin bir an önce yapılmasını, aksi takdirde öğretmenlerin ve velilerin kuruma baskısının devam edeceğini vurguladık.

Özel okullarda yaşanan emek sömürüsünün İta Okulları’na özgü olmadığını, hemen hemen her okulda aynı şeylerin yaşandığını, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da patronlarla birlikte bu tablodan sorumlu olduğunu yineledik.

Basın açıklamamıza desteğe gelen veliler oldu. Gelemeyenler sınıf sınıf ortak metin yazıp okul idaresine ilettiler ve öğretmenlerin emeğinin gasbedilmemesini istediler.

Patronla yaptığımız görüşmenin çarpıcı kısımlarından biri şuydu: Kendisi laf arasında emekçileri kastederek “Ben olmazsam siz olmazsınız” dedi. Yanlış tabii ki. Ancak patronların sınıf tavrının netliği gösteren bir cümle. Bütün patronlar, işçilere “Ekmeğinizi ben veriyorum” diye yaklaşıyor ve işçilerin de kendisine minnet duymasını istiyor. Oysa onun kazancı, bizim işgücümüzü sömürerek gerçekleşiyor. Yani asıl biz olmazsak onlar olmaz ve tüm mücadelemiz onların olmayacağı bir gelecek içindir. Emek bizimse her şey bizim olacak, kırıntılara tamah etmeyeceğiz.
Eğitim emekçilerinin mücadelesi devam edecek.

DSB’li bir eğitim emekçisi

Bunlara da bakabilirsiniz

Taceddin Erol Şahin için dayanışma gecesi

Taceddin’in Arkadaşları İnisiyatifi, Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde, açlık grevinin 184. gününde bulunan Taceddin …

Makbule Berktaş’ın anmasına çağrı

31 Ekim 2021 tarihinde kaybettiğimiz Makbule Berktaş, ölüm yıldönümünde Adana’da mezarı başında ve evinde anılacak. …

Fransa’da saldırılara rağmen direniş büyüyor

Fransa’da liselilerin direnişi olarak başlayan ve sonradan sarı yelekliler, sendikalar ve muhalif kurumların da katılım …