
Aralarında 7 CHP’li belediye başkanının olduğu 34’ü tutuklu toplam 200 kişinin yargılanması, 27 Ocak 2026 tarihinde başladı. “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” olarak bilinen dosyada Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar başta olmak üzere belediye başkanlarına, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla 9 yıldan 415 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Duruşmalar 27 Ocak ile 20 Şubat arasında yaklaşık bir ay sürecek.
Duruşmanın Çağlayan’da, herkese açık biçimde ve televizyondan naklen yayınlanması CHP’nin talebi iken Silivri’de yapılması, basına zorluk çıkarılması, resim çekilmesinin yasaklanması, “yangından mal kaçırır gibi” yargılama yaptıklarını ortaya koyuyordu. Daha ileri giderek, mahkeme başkanı resimlerin yayınlanmasını gerekçe gösterip duruşmaya seyirci almama kararını açıkladı. Salonda bulunanların ve CHP’li yetkililerin tepkileriyle bu kararı “tekrarlanmaması koşuluyla” geri çekti.
Mahkemeye CHP’liler kitlesel olarak katıldılar. Adana’dan üç belediye başkanının yargılanıyor olması, Adana’dan katılımı arttırdı.
Duruşmada öne çıkanlar
Bugüne kadar yapılan duruşmalarda belediye başkanları savunmalarını yaptılar. Suçlamaları mesnetsiz ve kanıtsız bulduklarını ve kabul etmediklerini söylediler. Bu suçları işlemiş olsalar dahi yattıkları süreyle çıkmaları gerektiğini, tutuksuz yargılanmalarını talep ettiler. Tutuklular yaklaşık 9 aydır hapisteler. Yargılamalar geciktiriliyor ve bu süre boyunca tutukluluk devam ediyor. Dolayısıyla fiili infaz gerçekleşiyor. “Geciken adalet, adalet değildir” gerçeği, bu yargılamalarda da kendini gösteriyor.
Duruşmalara damgasını vuran ise, “suç örgütü”nün elebaşı durumundaki Aziz İhsan Aktaş’ın mahkemeye geliş biçimi ve sözleri oldu. İddianamede 270 yıldan 704 yıla kadar hapis cezası istenin Aktaş, etkin pişmanlıktan yararlanmış, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Önce ev hapsi, ardından adli kontrol yasağı verildi, sonra onlar da kaldırıldı. Mahkemeye ise, adeta bir koruma ordusuyla geldi. Sanıkların değil, hakim ve savcıların girdiği VIP’ten mahkeme salonuna girdi. Gazetecilerin soruları üzerine de pişkince “adalet mülkün temelidir, kaçmadım buradayım” dedi.
Aziz İhsan Aktaş, Diyarbakır’da bir okul kantini işletirken 2016 yılından itibaren yeni firmalar kuruyor ve büyüdükçe büyüyor. Diyarbakır, Adana ve Adıyaman’da kamu ihaleleri alıyor. 2019 yılında İmamoğlu’nun İBB Başkanı seçilmesiyle İstanbul ve ilçe belediyeleriyle iş yapmaya başlıyor. Bu belediyelerden ihaleler alıyor ve kendisinden rüşvet istendiğini, maddi imkanlar sağladığını söylüyor. İddia doğruysa bile rüşvet isteyenler tutuklanıyor, rüşvet veren serbest bırakılıyor. Dahası, koruma dahil her tür olanak önüne seriliyor.
Diğer yandan Aktaş, devlete ait kamu işletmelerinden ve AKP’li belediyelerden fazlasıyla ihale aldığı halde, o kurumlarla ilgili hiçbir soruşturma açılmıyor. Daha az ihale aldığı veya artık ihale alamadığı CHP’li belediyeler hakkında ise hem soruşturma, hem tutuklama yapılıyor.
Yargılamalar siyasi
Kamu kuruluşlarında ve belediyelerde birçok yolsuzluk ve rüşvet olayının yaşandığı kimse için sır değil. Buna CHP’li belediyeler de dahildir. Fakat bugün yapılan, rüşvet ve yolsuzluk yargılaması değildir; CHP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmek, kitlelerin gözünde itibarlarını sarsmak ve CHP’nin büyüyen kitle desteğini tırpanlamaktır. Dolayısıyla yargılamalar tamamen siyasidir. Üstelik kanıt bulma zahmetine bile katlanmadan tamamen itirafçılar üzerinden hazırlanmış bir iddianameyle… Ve her aşaması hukuk garabetiyle dolu olarak…
17-25 Aralık 2013 tarihinde AKP’li bakanların ve Erdoğan’ın adı yolsuzluk haberlerine karıştığı halde yargılanmadıklarını biliyoruz. Evlerden çıkan “ayakkabı kutuları”ndaki dolarların “İmam Hatip yaptıracaklardı” diyerek aklandığını da…
Bu düzen, yolsuzluk, rüşvet, ahlaksızlık düzenidir. Hangi parti yönetimdeyse, diğerlerini suçlayıp yargılayabilir. Ama hepsi bu pisliğin içindedir. Yolsuzluk ve rüşveti bitirecek, bunu yapanları gerçekten yargılayacak demokratik-sosyalist bir sistem kurulmadıkça, bunlardan kurtulmak da mümkün olmayacak.
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir