
Bu yıl, 11 Ekim 1980’de askerlerce evinden alınıp götürüldükten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın, kültür merkezine dönüştürülen aile evinde, üçüncüsü yapılan buluşmaya katılarak, Cemil Kırbayır’ı, kayıplar mücadelesinin sembol isimlerinden Berfo Ana’yı ve diğer kaybedilenleri andık.

Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Okçu köyünde yer alan Cemil Kırbayır Kültür Merkezi’ndeki anmaya, önceki yıllara göre daha yoğun bir katılım vardı. Öyle ki salonun yarısı etkinliği ayakta izledi.
Katılımcılar Cemil Kırbayır’ı ve mücadelesini anlattı. Abisi, Cemil Kırbayır kaybedildikten sonra, sanki kaybeden kendileri değilmiş gibi nasıl askerlerin eve gelip Cemil’i sorduklarını anlattı…
Kürt kurumlarından katılanlar ise Cemil Kırbayır’ı anlattıktan sonra barış sürecine ilişkin değerlendirmelerini yaptılar.
Kürt kurumlarından katılanlar ise Cemil Kırbayır’ı anlattıktan sonra barış sürecine ilişkin değerlendirmelerini yaptılar.Biz de PDD adına söz alıp konuştuk. Etkinlik başlamadan, kütüphanede Nevin Berktaş’ın “HÜCRELER Dava Dosyası” baskısını gördüğümde hem sevinmiş hem de şaşırmıştım. Kitabı elime alarak şunları söyledim: “Kütüphanede bir yoldaşımın kitabına rastladım. Nevin’in annesi çocuklarını görmek için bir cezaevinden diğerine giderken çocuklarıyla ve arkadaşlarıyla yoldaşlaştı. ’94 yılında Nevin Berktaş Adana’da gözaltına alındı. Makbule ana İHD- Emniyet- Savcılık arasında adeta mekik dokudu. Gazetelere gitti, basın açıklamaları, İHD’de açlık grevleri yaptı. Emniyet “bizde değil” diyor, savcılık “bizde böyle bir bilgi yok” diyor… Makbule Ana yoldaşlarımızla birlikte direnişe başladılar. Emniyet Nevin’in gözaltında olduğunu kabul etmek zorunda kaldı… Biz birbirimizi tanıyoruz, acılarımızdan tanıyoruz. Yaralarımız ortak. Dili yasaklanan, emeği sömürülen, işkence edilen, zindana atılan, sahte idamlarla inancı sınanan, kaybedilen… Yaralarımız ortak ama nedense mücadelemizi ortaklaştırmakta o kadar mahir değiliz.
Biz birleşik devrimci mücadelenin dilini, araç ve yöntemlerini yaratmak ve bunda ısrarcı olmak zorundayız… Ermenilerin, Gürcülerin, Lazların, Türklerin, Karapapakların, Kürtlerin olduğu çok zengin bir coğrafyada yaşıyoruz ve hepsiyle kardeşçe yaşıyoruz. Halklar arasında düşmanlık olmaz. Savaşların olmadığı bir dünya ise emek eksenli bir mücadelede kardeşleşilerek verilir. Bizim PDD olarak Birleşik Devrimci Mücadeleye yüklediğimiz anlam budur…”
Bizden sonra Alper Taş katılanları dışarıya müzik dinletisine davet etti. Dışarıda pek çok kişi yanımıza gelip “duygularımıza tercüman oldunuz…” dediler.

Daha sonra Berfo Ana’nın ve kızının, yanısıra Cemil Kırbayır için hazırlanan boş mezarın da bulunduğu aile mezarlığına gittik. Burada yapılan konuşmaların ardından etkinlik sonlandırıldı.
Artvin PDD
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir