Yugoslavya’nın parçalanmasını doğuran kanlı iç savaşlar zinciri, 1991’de Bosna-Hersek’te yaşanan katliamlar ve NATO’nun “çözüm” adı altında dayattığı işgallerle başlayıp Kosova’ya uzandı.
Çünkü ABD, Avrupa’nın burnunun dibine kadar sokulmak, Rusya’nın egemenliği olan bu bölgelerde onun etki alanını kırmak, buradan geçen enerji kaynaklarını kontrol altında tutmak istiyordu.
NATO ilk saldırısını 1995’te Bosnalı Sırplara karşı gerçekleştirdi. Düzenlenen ağır hava bombardımanının ardından “ateşkese gözkulak olmak” üzere Bosna’ya binlerce NATO askeri konuşlandırıldı. NATO halen “barış” adına bu topraklarda bulunuyor. Dört yıl sonra aynı şey Kosova’da tekrarlandı. Bugün Kosova, statüsü belli olmayan bir toprak parçası. Bundan iki yıl sonra da NATO Makedonya’ya el attı. Resmi olarak bir yıllığına konumlandılar ancak üç yıldır hala oradalar. ABD, Avrupa’daki en büyük askeri üssünü Kosova’ya kurdu. 2000 yılında NATO komutanı General Michael Jackson, Kosova işgali ile ilgili olarak şunları söyledi: “Burada uzun süre kalacağız, çünkü Makedonya’dan geçen enerji koridorlarının güvenliğini sağlamamız gerek.”
Yugoslavya böyle parçalandı. NATO kuvvetleri Yugoslavya üzerinde 35 bin sorti gerçekleştirerek 80 bin ton bomba attılar. Bombardımanda binlerce insan ölürken okullar, hastaneler, fabrikalar, rafineriler tahrip edildi. Ayrıca NATO bu topraklardı DU (seyreltilmiş uranyum) içeren mermiler kullandı. Ve kuşaklar boyu sürecek bir tahribat yarattı. Kosova’ya yerleşen NATO kuvvetleri şimdi orada fuhuş sektörünü büyütüyor. NATO askerleri soruşturmaya tabi tutulmadıkları için her türlü özgürlüğü kendilerine tanıyorlar.
İşte NATO’nun insanlık için çizdiği geleceğin resmi: Parçalanmış Yugoslavya…
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir