Ne çok devrimci Adressiz Sorgular’dan tanıdı onu. Ne çok komünist büyüdü elinde. Doksan günü geçen direnişiyle yarattığı destanla anıldı hep… Yaşamını devrim ve sosyalizm davasına adamış, her şeye örgüt odağından bakan, yılların sarsmadığı Sezai Ekinci’yi bir trafik kazası aldı aramızdan. Hem de en verimli çağında. Ona en fazla ihtiyaç duyulan, hızla yol alındığı bir süreçte… Sezai Ekinci, TİKB’nin kurucularından ve …
Devamını okuEtiket arşivi
Mütevazı önderlik yönüyle ATAMAN İNCE
“Ey ömrünü destan gibi yürüyenler / yaşayan kimdir gerçekte, ölen kim / Yaşarken bile tükenenler, yılgın yılgın düşenler mi / Yoksa çekilip tarihin burçlarına / Bayrak bayrak ölümsüzleşenler mi? “ Ataman İnce, 25 Ekim 1981 tarihinde işkencede katledildi. Öldüğünde 25 yaşındaydı. Fakat mücadeleye 14 yaşında atıldığı için, 10 yıllık döneme çok şey sığdırmıştı. Denizlerle aynı cezaevinde yatmıştı mesela. ‘70’lerin ortalarından …
Devamını okuGenç Komünarlar’ın ilk şehidi; “Rüzgarın kızı” NİLGÜN GÖK
Nilgün Gök (Neval) “Genç Komünarlar”ın (GK) ilk şehididir. Aynı zamanda müfrezenin ilk kadın şehidi… O, kısa ama dolu dolu geçen örgütlü yaşamında, GK’nın taraftarı, kadrosu, önderi olmuş ve ‘ilk şehidi’ olarak ölümsüzleşmiştir. Nilgün’ün ’90-’93 yılları arasında geçen üç yıllık örgütlü yaşamı, aynı zamanda GK’nın da en iyi, en gelişkin olduğu yıllardır. Dolayısıyla Nilgün’ün yaşamıyla, GK tarihi adeta iç içedir. Ve …
Devamını oku“12 Eylül’e sıkılan ilk kurşun OSMAN YAŞAR YOLDAŞCAN” kitabı çıktı
(Kitabın “Sunu” bölümünü kısaltarak yayınlıyoruz.) Osman Yaşar Yoldaşcan, 12 Eylül faşist cuntasının işbaşına gelişinden 17 gün sonra; 29 Eylül 1980’de İstanbul-Bağcılar’da saatlerce süren sokak çatışmasının ardından şehit düştü. Onun bu yiğitçe ölümü, başta yoldaşları olmak üzere tüm tutarlı devrimcilere, anti-faşistlere izlenmesi gereken yolu gösteren bir manifesto oldu. 12 Eylül’e sıkılan ‘ilk kurşun’ olmasının anlamı, yaşanan ilk sokak çatışması ve bir …
Devamını okuAskeri komutan Osman Yaşar Yoldaşcan
1970’li yıllarda Osman’ı tanıyan, yoldaş olan ve birlikte mücadele eden bir dostumuzun anılarını yayınlıyoruz. Osman Yaşar Yoldaşcan, TİKB-MK üyesi, askeri komitesi komutanıydı. Kod adı Bekir’di. Onu 1977 Temmuz’da tanıdım. Grup dönemi yaşanıyordu ve grubun ciddi ekonomik sorunları vardı. 1977 yılında Fatih yoldaşın yakalandığı eve yakın bir yerde kamulaştırma eylemi yapıldı. İki ay sonra ben de o evde kaldım. Bir …
Devamını okuErtuğrul Bilir’e yanıt-3: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı
Ertuğrul Bilir’in “Dar pencereden manzara” adlı yazısına verdiğimiz yanıtların üçüncü ve son bölümünü yayınlıyoruz. Bilir yazısında, DY’nin 12 Eylül yıllarında tasfiyeci-teslimiyetçi tutumunu olabildiğince hafifsetmeye çalışırken, o dönemde kolektif bir direniş sergileyen TİKB’nin direnişini küçültüyor ve işkence ile sınırlıyordu. Birinci ve ikinci bölümde TİKB’lilerin sadece işkencede değil, zindanda ve mahkemedeki direnişlerini anlattık. Son bölümde ise yine E. Bilir’in TİKB’nin 12 Eylül’de …
Devamını okuErtuğrul Bilir’e yanıt-2: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı
Ertuğrul Bilir’in “Dar pencereden manzara” adlı yazısının eleştirisine devam ediyoruz. Bilir yazısında, DY’nin 12 Eylül yıllarında tasfiyeci-teslimiyetçi tutumunu olabildiğince hafifsetmeye çalışırken, o dönemde kolektif bir direniş sergileyen TİKB’nin direnişini küçültüyor ve işkence ile sınırlıyordu. Ayrıca DY’nin 100’e yakın şehit verdiğini, kırda gerilla savaşı sürdürdüğünü iddia ederek, esasında direndiğini kanıtlamaya çalışıyordu. 12 Eylül yıllarında DY dahil her siyasi hareketten yüzlerce …
Devamını okuErtuğrul Bilir’e yanıt-1: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı
12 Eylül yenilgisi ve bu yenilgide payı olanlara dair çıkan kitaplar-yazılar, halen birilerine rahatsızlık veriyor. Son olarak Yaşar Ayaşlı’nın “Türkiye Solundan Manzaralar: 12 Eylül’de Yenilenler Üzerine Tarihsel Bir Deneme” adlı kitabı, bu rahatsızlığı yeniden dışavurdu. İlk anda “40 yıl sonra bunlara yeniden dönmenin ne gereği var” mealinde sözlerle karşılandı. Hem de Sümerler’e kadar gidip devlet olgusunun, kadın sorunun, etnik kökenlerin …
Devamını okuEnginleri fethetme ruhuyla BİZ KAZANACAĞIZ!
Bu ay, ihtilalci komünistlerin kuruluş ayı. Bir nevi doğum günleri…. Hem de iki kez! İlki, 19-21 Şubat 1979 tarihinde gerçekleşen “İleri Militanlar Toplantısı” (İMT)’dir. İkincisi, 15-17 Şubat 1998’deki “yeniden doğuş” konferansı!.. Her iki doğum da oldukça uzun ve sancılı bir dönemin ardından gelmiştir. Her doğum gibi öncesinde büyük acılar, sıkıntılar yaşanmış, ama sonrasında daha büyük coşku ve moralle yeni başlangıçlar …
Devamını oku21 Aralık 1983-İsmail Cüneyt katledildi
TİKB-MK üyesi İSMAİL CÜNEYT, 21 Aralık 1983 günü işkencecilerin eline geçti. Aynı gün İstanbul I. Şube’de kurşunlanarak öldürüldü. Yoldaşları arasındaki adı Stalin Mehmet’ti. Sınıf düşmanlarına karşı öylesine derin bir kin taşıyordu ki, ona bu adı vermişlerdi. Uzlaşmazlığın, kararlılığın ve boşlukları doldurmanın adı oldu İsmail Cüneyt. 1956 yılında Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak doğdu. Küçük yaştan itibaren …
Devamını oku
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir