Etiket arşivi

12 Eylül’ün yıldönümünde PDD afişleri

12 Eylül Askeri Faşist Cuntası’nın yıldönümünde, “12 Eylül halka yönelmiş cellatlıktır!” ve “Asker-sivil darbelere karşı BİRLEŞELİM, DİRENELİM, SAVAŞALIM!” yazılı ve PDD imzalı afişler yapıldı.

Devamını oku

“12 Eylül’e sıkılan ilk kurşun  OSMAN YAŞAR YOLDAŞCAN” kitabı çıktı 

(Kitabın “Sunu” bölümünü kısaltarak yayınlıyoruz.)  Osman Yaşar Yoldaşcan, 12 Eylül faşist cuntasının işbaşına gelişinden 17 gün sonra; 29 Eylül 1980’de İstanbul-Bağcılar’da saatlerce süren sokak çatışmasının ardından şehit düştü. Onun bu yiğitçe ölümü, başta yoldaşları olmak üzere tüm tutarlı devrimcilere, anti-faşistlere izlenmesi gereken yolu gösteren bir manifesto oldu. 12 Eylül’e sıkılan ‘ilk kurşun’ olmasının anlamı, yaşanan ilk sokak çatışması ve bir …

Devamını oku

12 Eylül sadece zulüm değil, direniş tarihidir

12 Eylül, burjuva medya tarafından yıllarca “ülkeyi ‘sağ-sol çatışması’ndan kurtaran bir askeri hareket” olarak sunuldu. “12 Eylül’ün bir zorunluluk olduğu, o koşullarda işlerin başka türlü yürümeyeceği” tezi işlendi.  AKP’li yıllarda ise, “dış mihrak”ların faşistleri ve devrimcileri birbirine kırdırarak, 12 Eylül için zemin hazırladığı şeklindeki “komplocu teoriler” ortalığı kapladı. 12 Eylül’ün mağdurları olarak, Ecevit’ler, Demirel’ler gösterildi. Hatta faşist Türkeş ve Yazıcıoğlu …

Devamını oku

Ertuğrul Bilir’e yanıt-3: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı

Ertuğrul Bilir’in “Dar pencereden manzara” adlı yazısına verdiğimiz yanıtların üçüncü ve son bölümünü yayınlıyoruz. Bilir yazısında, DY’nin 12 Eylül yıllarında tasfiyeci-teslimiyetçi tutumunu olabildiğince hafifsetmeye çalışırken, o dönemde kolektif bir direniş sergileyen TİKB’nin direnişini küçültüyor ve işkence ile sınırlıyordu. Birinci ve ikinci bölümde TİKB’lilerin sadece işkencede değil, zindanda ve mahkemedeki direnişlerini anlattık. Son bölümde ise yine E. Bilir’in TİKB’nin 12 Eylül’de …

Devamını oku

Ertuğrul Bilir’e yanıt-2: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı

  Ertuğrul Bilir’in “Dar pencereden manzara” adlı yazısının eleştirisine devam ediyoruz. Bilir yazısında, DY’nin 12 Eylül yıllarında tasfiyeci-teslimiyetçi tutumunu olabildiğince hafifsetmeye çalışırken, o dönemde kolektif bir direniş sergileyen TİKB’nin direnişini küçültüyor ve işkence ile sınırlıyordu. Ayrıca DY’nin 100’e yakın şehit verdiğini, kırda gerilla savaşı sürdürdüğünü iddia ederek, esasında direndiğini kanıtlamaya çalışıyordu. 12 Eylül yıllarında DY dahil her siyasi hareketten yüzlerce …

Devamını oku

Ertuğrul Bilir’e yanıt-1: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı

12 Eylül yenilgisi ve bu yenilgide payı olanlara dair çıkan kitaplar-yazılar, halen birilerine rahatsızlık veriyor. Son olarak Yaşar Ayaşlı’nın “Türkiye Solundan Manzaralar: 12 Eylül’de Yenilenler Üzerine Tarihsel Bir Deneme” adlı kitabı, bu rahatsızlığı yeniden dışavurdu. İlk anda “40 yıl sonra bunlara yeniden dönmenin ne gereği var” mealinde sözlerle karşılandı. Hem de Sümerler’e kadar gidip devlet olgusunun, kadın sorunun, etnik kökenlerin …

Devamını oku

Enginleri fethetme ruhuyla BİZ KAZANACAĞIZ!

eldefide

Bu ay, ihtilalci komünistlerin kuruluş ayı. Bir nevi doğum günleri…. Hem de iki kez! İlki, 19-21 Şubat 1979 tarihinde gerçekleşen “İleri Militanlar Toplantısı” (İMT)’dir. İkincisi, 15-17 Şubat 1998’deki “yeniden doğuş” konferansı!.. Her iki doğum da oldukça uzun ve sancılı bir dönemin ardından gelmiştir. Her doğum gibi öncesinde büyük acılar, sıkıntılar yaşanmış, ama sonrasında daha büyük coşku ve moralle yeni başlangıçlar …

Devamını oku

Yenilgiler ve yüzleşme üzerine

12 Eylül’ün 45. yılını geçtiğimiz günlerde geride bıraktık. Bunun da etkisiyle olsa gerek, bir kez daha 12 Eylül, yenilgi ve yüzleşme (hesaplaşma) konusu tartışılır oldu. Bunun, içinde bulunduğumuz durumla, onu aşma çabasıyla yakından bağı var. 12 Eylül’ün bir ürünü ve onun zihniyetinin devamcısı olan AKP’nin, bugün 12 Eylül’ü de aşan uygulamalarıyla karşı karşıya kalmak, ona karşı büyüyen öfkeyi devrimci kanallara …

Devamını oku

“İlk kurşun”: OSMAN YAŞAR YOLDAŞCAN

Osman Yaşar Yoldaşcan, 12 Eylül faşist cuntanın işbaşına gelişinden 17 gün sonra 29 Eylül 1980’de İstanbul-Bağcılar’da saatlerce süren sokak çatışmasının ardından şehit düştü. Onun bu yiğitçe ölümü, başta yoldaşları olmak üzere tüm tutarlı devrimcilere, anti-faşistlere izlenmesi gereken yolu gösteren bir manifesto oldu. 12 Eylül’e sıkılan ‘ilk kurşun’ olmasının anlamı, yaşanan ilk sokak çatışması olması ve bir işkenceci şefinin hak ettiği …

Devamını oku

12 Eylül halen hesaplaşmayı bekliyor!

“Bir düdük çalınacak denilmişti / Bir düdük / Üfürüğü NewYork’ta, Washington’da / Sesi kulaklarımızda bir düdük…”  Kavganın şairi Adnan Yücel, 12 Eylül’ün gelişini dizelerinde böyle betimliyor. Yükselen halk hareketini ve devrimci dalgayı bastırmak için ABD ve işbirlikçilerinin son çaresiydi 12 Eylül askeri faşist cuntası. Çünkü daha önce ileri sürülen sivil faşistler, onların cinayetleri, katliamları, durduramamıştı halkın coşkun akan selini. Maraş, …

Devamını oku