
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, İstanbul Çekmeköy’de bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden meslektaşları Fatma Nur Çelik için, 6 Mart Cuma günü 18:30-22:00 saatleri arasında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi yaptı.
Sendikalı öğretmenler 18:30’da Sultanahmet parkında toplanmaya başladı. Eylem başlamadan önce polis 3 Mart günü yapılan iş bırakma eyleminde de müdürlüğün önüne izin verilmediğini, eylemin parkta yapıldığını; müdürlüğün önü açılırsa diğer sendikalar ve kurumlar için emsal olacağını ve izin vermeyeceklerini söyledi. Öğretmenler eylem kararından geri adım atmadılar. Basın açıklamasını ve nöbeti İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapacaklarını söylediler.
Kararlı davranan öğretmenler, “Öğretmeni ve Öğretmenliği Yaşatacağız” yazılı pankart açarak Sultanahmet parkından İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü. Pankart müdürlüğün demirlerine asıldı. Bu sefer de kamu kurumlarına pankart asılamayacağını ve pankartı indireceklerini söyledi polisler. Bu esnada müdürlüğün duvarları gerici ramazan etkinlikleri pankartlarıyla doluydu. Öğretmenler yine geri adım atmadılar ve astıkları pankartı indirtmediler. Kısa süreli gerginliğin ardından polis çekildi ve basın açıklaması okundu. Açıklamayı yayınlıyoruz:
BASINA VE KAMUOYUNA
Bugün burada yalnızca bir meslektaşımızı anmak için değil, artık tahammül edilemez hale gelen bir düzene itiraz etmek için nöbetteyiz.
Görevi başında hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’i saygıyla anıyoruz. Onun ölümü ne yazık ki ilk değildir. Ancak son olmasını istiyoruz.
Bugün burada özellikle bir gerçeği de görünür kılmak istiyoruz:
Özel sektörde çalışan öğretmenler ne cenazeye katılabildi ne de iş bırakabildi. Çünkü özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin sendikal hakları gasp edilmektedir. Grev hakları yoktur. Öğretmenler torba iş koluna mahkûm edilmiş durumdadır.
Bu nedenle özel sektörde çalışan öğretmenlerin geleceği de, iş güvencesi de patronların iki dudağı arasındadır.
Eğitim emekçileri bu kadar güvencesiz koşullarda çalışırken, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin öğretmenlerin yaşadığı sorunları çözmek yerine öğretmenleri hedef alan açıklamalar yapmaktadır. “Kamu öğretmenlerini fonluyoruz” diyerek özel sektörde çalışan öğretmenleri başarısızlıkla itham etmek, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Oysa gerçekler ortadadır.
Bugün okullarda güvenlikten temizliğe kadar pek çok temel ihtiyaç döner sermayeden, velilerden ve bağışlardan karşılanmaktadır. Eğitim emekçileri her gün daha fazla yükün altında ezilirken, her yıl bütçede eğitime “aslan payı ayrıldığı” yönünde yapılan açıklamalar gerçeklerle örtüşmemektedir.
Bizler biliyoruz ki eğitim emekçilerinin güvencesizliği, okulların güvensizliği ve eğitim sistemindeki sorunlar bir kader değildir. Bu sorunların sorumluları vardır ve sorumluların görevlerini yerine getirmesi gerekir.
Başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere tüm yetkilileri sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Öğretmenlerin güvenceli çalıştığı,
okulların güvenli olduğu,
eğitim emekçilerinin değersizleştirilmediği ve öldürülmediği bir eğitim sistemi istiyoruz.
Bugün tuttuğumuz nöbet bir yas nöbetidir. Ama aynı zamanda bir mücadele nöbetidir.
Meslektaşımız Fatma Nur Çelik’i unutmayacağız.
Onun anısını yaşatmak ve bir öğretmenin daha hayatını kaybetmemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Güvenli okullar istiyoruz.
Güvenceli çalışma istiyoruz.
Yaşamak istiyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Eylem boyunca “Öğretmen Düşmanı Yusuf Tekin İstifa”, “Güvenli Okul, Güvenceli İş”, “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz”, “Patronların Bakanı Yusuf Tekin İstifa” sloganları atıldı. Eyleme Eğitim-Sen İstanbul 7 Nolu Şube de destek verdi.
Bir eğitim emekçisi
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir