
Belediyelerin kurs merkezlerinde çalıştırılan öğretmenlerin çalışma koşulları ve ücretleri konusu bilinen bir sorundur. Buna karşı bu öğretmenlerin sendikalarda örgütlenmesi de zordur. Özellikle CHP’li belediyelerde, öğretmenlerin örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller çıkartılır. Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı Akademi Beyoğlu Kurs Merkezi’nde (ABKB) yaşadığımız sendikalaşma ve sözleşme deneyimi, bunu bir kere daha göstermiş oldu.
ABKB’de öğretmenler, 2026 ocak ayına kadar taşeron olarak çalıştırılıyordu. İBB operasyonları kapsamında bağlı oldukları taşeronun müdürü tutuklanınca, belediye şirketi bünyesine geçirilmek istendi. Öğretmenler taşeron bünyesinde 2024 yılından beri zam almadan çalışıyordu. Bir kısmı tam zamanlıydı, bir kısmı ders saat ücretli çalışıyordu. Ocak ayının başında taşeron şirket çekildi ve öğretmenlere “Belediye şirketine geçişiniz daha hızlı olur” denilerek istifa imzalatıldı.
Beyoğlu Belediyesi istifanın ardından yazılı bir sözleşme sunmadan öğretmenlerle sözel olarak anlaşmak istedi. Sözel olarak dayatılan şirket şartları ise taşerondan bile geriydi. 2026 yılı için yüzde 10’luk bir zam söylendi öğretmenlere. Tam zamanlı çalışma kaldırıldı, bütün öğretmenler ders saat ücretli çalışmaya zorlandı. Yol, yemek ücretleri, tatil hakları söz konusu bile olmadı. Öğretmenler sözel olarak dayatılan bu sözleşmeyi kabul etmedi; 2 gün iş bırakma eylemi yaptılar ve öğrencilere velilere neden iş bıraktıklarını açıkladılar.
İş bırakma eyleminin ardından Beyoğlu Belediyesi tadilat bahanesiyle kursu kapattı. Öğretmenler yine de iş yerlerine gittiler, öğrencileri ve velileri de desteğe çağırdılar.
34 kurs öğretmeni aralarından bir temsilci belirleyerek Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile iletişim kurdular ve sözleşmeleri bireysel olarak imzalamak istemediklerini, masaya sendikaları ile birlikte oturmak istediklerini ifade ettiler.
Sözleşme görüşmesi 5 Ocak Pazartesi günü 12:00’de olacaktı. Sendika temsilcileri ile öğretmenler sabah 10:00’da buluşup sözleşme görüşmesine beraber girme kararı aldılar. Ancak Beyoğlu Belediyesi yetkilileri öğretmenlere 4 Ocak gecesi “Pazartesi en geç 09:00’a kadar kurumda olmaları gerektiği, aksi takdirde sözleşmelerinin yenilenmeyeceği” yönünde bir mesaj attı. Bu durumdan geç haberdar olan sendika temsilcileri, kuruma gittiklerinde toplantının olduğu odaya girdiler; öncesinde öğretmenlerle konuşma fırsatını kaçırmış oldular.
Yapılan toplantı bir sözleşme görüşmesi değildi. Belediye adına orada bulunan yetkili şahıs, temsilci seçilen öğretmeni ve sendikayı hedef göstererek tehdit ediyordu. Öğretmenlere sunulan resmi bir sözleşme hala yoktu ortada. “Daha önce sözel olarak dayatılan şartların geçerli olduğu, beğenmeyenin çalışmak zorunda olmadığı, zaten belediyenin bu süreçte göze batan arkadaşlarla çalışmak istemediği” söyleniyordu. Sendika temsilcilerine ise “Siz yetkili sendika değilsin, sizinle görüşeceğim bir şey yok, sizi buraya çağıran bir kişi, onunla da anlaşmayacağız zaten” deniyordu.
Sözleşme görüşmesi olarak planlanan görüşme tartışmaya dönüştü. Sendika temsilcileri güvenlik çağırılarak odadan çıkartıldı. Sendika temsilcileri odadan çıkartılınca, öğretmenler de onları izledi. Şartları kabul eden iki öğretmen kaldı odada sadece.
32 öğretmen ve sendika temsilcileri, kurumun yakınında bulunan bir kafede toplantı yaptılar ve mücadele kararı aldılar. Öğrenciler ve veliler kurum önüne çağırıldı ve yaşananlar aktarıldı. Öğrenciler “Öğretmenleriyle devam etmek istediklerini, her koşulda öğretmenlerinin arkalarında olduklarını” ifade ettiler. Veliler ise belediyeyi Cimer’e şikayet etmeye başlamıştı. Veliler olarak örgütlenip tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı’na mektup yazmaya karar verdiler. Öğretmenler, veliler, öğrenciler, sendika temsilcileri olarak kurumun önünde bir açıklama yapıldı. Kitle yaklaşık 2 saat orada kaldı.
Kurum önünde bekleyiş devam ederken, öğretmenlere bağlı bulundukları birimin müdürünün kendileriyle görüşmek istediğine dair bir haber geldi. Öğretmenler topluca görüşmenin yapılacağı binaya geçtiler. Ancak bu görüşme gerçekleşmedi. Öğretmenler 3 saat orada bekletildi. Daha sonra öğrenildiğine göre müdür yurtdışındaydı. Öğretmenlerin mücadele azmi bu şekilde kırılmaya çalışıldı.
Aynı günün akşamında öğretmenlere bir haber daha geldi. 2026 yılı için zam yüzde 10’dan yüzde 12’ye çıkartılmıştı. Tam zamanlı çalışma hala yoktu ancak ders saati azaltılıyor, haftalık ücret aynı kalıyordu. Daha önce haftada 4 gün çalışıp aldıkları ücreti şimdi 3 gün çalışıp alacaklardı.
Görüşme sırasında odadan çıkan 32 öğretmenin 30’u bunu kabul etti. Bu direnişe önderlik eden 2 öğretmeni ise belediye hedefe çakmıştı, onlarla anlaşma yapılmadı.
Sendika temsilcileri öğretmenlerle daha erken iletişim kurmuş olsa ve görüşme öncesinde toplantı yapılıp örgütlü bir hat çizilebilseydi, öğretmenler ve sendika adına süreç farklı ilerleyebilirdi. Bütün olumsuzluğa rağmen öğretmenler ve sendika adına bir deneyim oldu. Öğretmen Sendikası’nın eğitim kurumlarında imzalayacağı ve örnek olacağı bir takım sözleşmesi için daha güçlü çalışmasının önünü açtı.
Bir eğitim emekçisi
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir