Fransa’da halkın birleşik mücadelesinden korkuyorlar

Fransız emperyalizmi halkın taleplerini karşılamak yerine OHAL ile tehdit ediyor. Paris’in banliyösü Cteteil’de öğretmenlerin direnişinin liseliler tarafından desteklenmesiyle başlayan direniş, bütün bir Fransa’nın Macron ve hükümetinin yönetimine ve kolluk güçlerine karşı büyüyerek, aynı zamanda anti-emperyalizm ve savaş politikalarını da kapsayacak protesto eylemlilikleriyle sokaklara taştı. 17-18 Ekim tarihlerinde doruk noktasına ulaşan direniş ve protestolar, egemen sınıfları korkuttu.

Öğretmen ve liseli gençliğin haklı talepleriyle başlayan direnişe, sonraları üniversite gençliği, işçi sendikaları, çiftçiler, sarı yelekliler ve kamu emekçileri katılarak, direnişi tüm Fransa’ya yaydılar. Yüzbinlerce direnişçi sokaklara çıkarak haklı taleplerini dile getirdi. Yıllardır ekonomik ve siyasi hakları gaspedenler, polise öldürme yetkisi verenler, halkı işsizliğe yoksulluğa mahkum edenler, direnişe saldırmakta gecikmedi. Devlet güçleri sokaklarda tam bir faşist terör uyguladı. Sokak ortasında polis yoğun biçimde gaz kullandı, genç kadın ve erkeklere işkence yaptı, kullandıkları saldırı mühimmatları nedeniyle gözünü kaybeden, eli kopan, ağır yaralananlar oldu.

Tarih tanıktır…

Bundan tam 65 yıl önce, takvimler yine bir 17 Ekim’i gösterirken (1961 yılında), Fransız emperyalist burjuvazisi ve kolluk güçleri Paris’te Cezayir’in bağımsızlık mücadelesini desteklemek ve uygulanan sokağa çıkma yasağını protesto etmek için 30 bin kişinin katıldığı bir barışçıl gösteriye saldırarak 300 kişiye katletti. Polis ve askerin birlikte saldırdığı bu eylemde 14 bin kişi gözaltına alındı, işkence gördü, çok sayıda kişi tutuklandı. Seine Nehri’ne atılan yaralılar ve boğulan yüzlerce Cezayirlinin kanı, Seine Nehri’ni kızıla boyadı.

Tam 65 yıl sonra yine aynı Fransa devleti, polis ve sivil güçleri, anti-faşist, anti-emperyalist güçlerin eylemine, Fransızların, göçmenlerin, Cezayirlilerin torunlarına öldüresiye saldırarak susturmaya çalıştı. Direnişçilerin haklı taleplerini karşılamak yerine, kiralık kalemleri, düzen partileri ve televizyonların kesintisiz haber ve programları ile direnişçileri “yağma yapmak”la, “Vandalizm”le suçlayarak kendi yaptığı vahşeti meşrulaştırmaya, ölümüne direnen direnişçilerin haklı mücadelesini karalamaya çalıştı. Cumhurbaşkanı Macron, İçişleri Bakanı Laurent Nunez, Adalet Bakanı Gerald Dernan kamu kurumlarına ve işletmelere yönelik saldırıların cezasız kalmayacağını “belirterek”, şiddet olaylarına karışanların yargılanacağını ve cezalandırılacağını söyledi. Yanısıra OHAL ve askeri sokağa çıkarmakla tehdit ederek, devletin saldırılarına meşru bir zemin oluşturma çabasına girdi.

Ancak tarihi devrimlerle ve direnişlerle yazılmış Fransız halkının haklı talep ve mücadelesi, faşist terör, saldırı ve yasalarıyla engellenemez, engelleyemeyecekler. Fransa halkı, işçisi, emekçisi, gençlik ve göçmenleri, tüm bu baskı ve sömürü saldırılarını püskürtecektir.

Nitekim tüm bu saldırılara karşı yapılan çağrılarla, 24 Ekim Cumartesi günü tüm Fransa’da eylem kararı aldılar. Cumartesi günü başta öğrenci gençlik ve sendikalarıyla birlikte işçiler olmak üzere, siyasi parti ve kurumlar, göçmen ve kadın hakları savunucusu kurumlar, kamu emekçileri, anti-emperyalist ve anti-kapitalistler sokağa çıkma kararı aldılar; sokakta olacaklarını sosyal medya duyuruları ile yinelediler.

Şimdi sokağa, eyleme, genel greve!

Yaşasın işçi sınıfı ve yoksulluğa başkaldıran emekçi, ezilen, sömürülen halkların isyanı ve dayanışması!

Kahrolsun emperyalist kapitalist burjuvazi ve sömürü düzenleri!

Fransa’dan PDD okuru

Bunlara da bakabilirsiniz

Sezai Ekinci: Kendini aşmanın simgesi (31 Ekim 1992)

Ne çok devrimci Adressiz Sorgular’dan tanıdı onu. Ne çok komünist büyüdü elinde. Doksan günü geçen …

YÖK yıldönümü öncesinde PDG pulları yapıldı

Üniversite çevrelerine ve emekçi mahallelere YÖK’ün kuruluş yıldönümünde eyleme çağıran, PDG imzalı pullar yapıştırıldı.

Basına dönük saldırılar protesto edildi

Gazetecilerin meslek örgütleri ve sendikaları, 24 Ekim günü birçok kentte “Sansüre hayır, gazeteciliğe özgürlük” sloganıyla …