YÖK’ün yıldönümü 6 KASIM’DA MÜCADELEYE!

6 Kasım, öğrenci gençliğin mücadele günüdür! Çünkü 6 Kasım, YÖK’ün (Yüksek Öğrenim Kurumu) kuruluş tarihidir.

12 Eylül faşist cuntasının üniversiteleri her yönden kuşatmak, baskı altında tutmak için kurduğu bir kurumdur YÖK! 1982 Anayasası ile yasallaşan ve o günden bu yana kimi değişiklikler yapılsa da özü hep korunan bir kurum olmuştur. Bunun en önemli nedeni, öğrenci gençliği toplumsal mücadeleden koparmak, gerici-faşist ideolojiyle şekillendirip kapitalizme hizmet eder hale getirmektir.

Ancak bunu  başaramadılar, başaramayacaklar! Yaklaşık 40 yıldır her 6 Kasım, YÖK protestoları ile geçiyor. Bazen boykot ve işgalle, bazen forum ve yürüyüşlerle, ama mutlaka YÖK’e karşı mücadeleyle…

 

Öğrenci arkadaş!

Yeni öğretim yılı yine, yemek ve KYK yurt ücretlerine yapılan zamlarla başladı. Zamların geri alınması, ücretsiz-sağlıklı beslenme-barınma gibi en temel insani taleplerimize bile, egemenlerin ve üniversitelerdeki temsilcileri rektörlerin kulakları sağır!

Onları ilgilendiren tek şey; üniversitelerden aykırı tek sesin çıkmaması, azami karlarına zarar gelmemesidir. Yeni “YÖK Genelgesi” bunu bir kez daha kanıtlıyor. 17 maddelik genelgenin hiçbir maddesi, öğrenci gençliğin temel ihtiyaçlarına yönelik değildir. Aksine onları nasıl gözetleyecekleri, fişleyecekleri, baskı altında tutacakları, kıpırdamaz hale getirecekleriyle ilgilidir.

Gerici ve faşistlerin, burjuva liberallerin stant açması, propaganda yapması, örgütlenmesi serbesttir; ama devrimci demokrat öğrencilere her şey yasaklanmıştır. Bu durumu protesto için stant açan arkadaşlarımıza ÖGB, polis ve sivil faşistler birlikte saldırıya geçmiştir.

Faşizm; düşünen, sorgulayan, itiraz eden gençliğe düşmandır. Gençliğin enerjisini, dinamizmini soğurmak, düzene muhalif özelliklerini ise törpülemek, yok etmek ister. 12 Eylül’ün ve aynı zihniyeti taşıyanların YÖK’le amaçladıkları budur: Faşist-gerici eğitimin cenderesi altında tek tip insan yetiştirmek!  Erdoğan’ın sözleriyle “kindar ve dindar gençler” yaratmak!

Fakat bu arzuları hiç bir zaman gerçekleşmedi, gerçekleşmeyecek! Gençliği kazanamadılar, kazanamayacaklar! Çünkü bu düzenin gençliğe sunduğu bir gelecek yoktur!

Gençlik, geleceksizliğe, güvencesizliğe, temel insani haklardan yoksunluğa karşı isyan ediyor! Gezi direnişinden 19 Mart’a, mücadelenin başını çekiyor. Kendinden önceki kuşakların direnme ve başkaldırı ruhunu kuşanıyor!

6 Kasım, bu mücadele birikiminin bir kez daha somut biçimlerle ortaya konduğu bir gün olmalıdır!

YÖK Genelgesi’ni yok hükmünde sayan, bir kağıt parçasından ibaret olduğunu gösteren bir gün olmalıdır!

Beslenme, barınma, sağlık, eğitim gibi en temel haklarımız için sesimizi yükselttiğimiz bir gün olmalıdır!

Faşist saldırılara, öğrencinin iradesini yok sayan uygulamalara karşı, ifade-örgütlenme-eylem hakkımızı savunduğumuz bir gün olmalıdır!

Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin savaş hazırlıklarına dur diyeceğimiz, halkların kardeşliğini savunacağımız bir gün olmalıdır!

Söz ve kararın üniversite bileşenlerinde olacağını gösteren, özerk-demokratik üniversite mücadelesini yükselten bir gün olmalıdır!

Bir kez daha 6 Kasım’ı faşizme dar edelim! Avrupa’dan Latin Amerika’ya uzanan öğrenci eylemlerine biz de Türkiye’den katılalım! Öğretim üyeleri ve emekçilerle birlikte mücadeleyi yükseltelim!

 

*Kahrolsun emperyalizm, faşizm, her türden gericilik!

*YÖK kalkacak, Polis gidecek! Üniversiteler bizimle özgürleşecek!

*Yaşasın gençliğin savaşa ve faşizme karşı birleşik mücadelesi!

19 Ekim 2026

Proleter Devrimci Gençlik

Bunlara da bakabilirsiniz

Sezai Ekinci: Kendini aşmanın simgesi (31 Ekim 1992)

Ne çok devrimci Adressiz Sorgular’dan tanıdı onu. Ne çok komünist büyüdü elinde. Doksan günü geçen …

YÖK yıldönümü öncesinde PDG pulları yapıldı

Üniversite çevrelerine ve emekçi mahallelere YÖK’ün kuruluş yıldönümünde eyleme çağıran, PDG imzalı pullar yapıştırıldı.

Basına dönük saldırılar protesto edildi

Gazetecilerin meslek örgütleri ve sendikaları, 24 Ekim günü birçok kentte “Sansüre hayır, gazeteciliğe özgürlük” sloganıyla …