
2023 KPSS sınavında Türkiye derecesi yapan ve mülakatlarda puanları düşürülen 1611 mülakat mağduru öğretmenin mücadelesi, devleti geri adım atmak ve belli sözler vermek zorunda bıraktı. Bunların tutulup tutulmayacağı henüz belli değil. Ancak bu açıklamanın yapılması da direnişin ve yaratılan kamuoyu baskısının bir sonucuydu.
1611 mülakat mağduru öğretmen iki senedir atanma hakları için mücadelesine devam ediyordu. İki sene önce ilk eylemlerini İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapan öğretmenler, sonrasında İstanbul ve Ankara başta olmak üzere illerde eylemlerine devam ettiler. Özellikle Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önündeki eylemlerinde biber gazına maruz kaldılar, işkence gördüler, gözaltına alındılar ancak atanma haklarından vazgeçmediler.
2026 Haziran ayında mücadelelerini Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’yla sürdürme kararı aldılar ve 14 Haziran’da başlayan eylem sürecinde açlık grevine başladılar. NATO eylem yasaklarının başlamasıyla açlık grevine ve Ankara’daki eylem sürecine ara verdiler. NATO yasaklarının bitmesiyle Ankara’daki merkezi eylem sürecinin ikinci ayağına başladılar. Bu süreci bitirirken, olumlu sayılabilecek bir gelişme oldu.
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, 1611 mülakat mağduru öğretmen için AKP hükümetinin “çözüm” olarak ileri sürdüğü formülü duyurdu. Yapılan açıklamaya göre öğretmenler PİKTES kontenjanına alınacak ve 3 ay sonra atamaları gerçekleştirilecek. Talat Yavuz bu açıklamayı yaptı; ancak bu vaade ilişkin devletin bir açıklaması ya da mülakat mağduru öğretmenlere yapılan yazılı-resmi bir bildirim yok. Süreç bu haliyle birçok belirsizlik içeriyor.
PİKTES Nedir?
PİKTES’in açılımı “Türk Eğitim Sisteminde Çocuklar İçin Kapsayıcı Eğitimin Desteklenmesi Projesi”. Proje ilk döneminde “Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi” olarak biliniyordu. PİKTES’in bütçesi Avrupa Birliği fonları tarafından sağlanıyor.
Özet olarak PİKTES; Suriye Savaşı sebebiyle göçler başladığında, bu mültecilerin Türkiye’de kalması, Avrupa’ya gitmeye çalışmaması için Avrupa Birliği’nin fonladığı bir proje. Proje kapsamında, bir okulda ne kadar çok yabancı uyruklu çocuk varsa, o okula aktarılan fon da o kadar fazla oluyor. Proje, yabancı uyruklu ailelere maddi desteği de içeriyor.
PİKTES için iller belirleniyor; öğretmenler proje kapsamında dönemlik olarak ve sözleşmeli öğretmen statüsünde çalıştırılıyor. PİKTES kapsamında çalışan öğretmenler kamudaki öğretmenlerle aynı maaşı almıyor. Dönem bittiğinde proje de bitiyor.
Mülakat Mağdurlarları neden PİKTES kapsamına alınıyor?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda resmi bir açıklaması yok. 1611 mülakat mağduru öğretmenin verdiği mücadele ve artan kamuoyu baskısı, bir “çözüm” üretmeyi zorunlu kılıyor. Ancak onların mücadelesi kazanım getirdiği koşulda, bu başka mülakat mağdurlarına da emsal oluşturacak; direnişler artacak. 1611 öğretmenin direnerek kazanması, AKP’nin mülakat sisteminde ciddi bir gedik açacak. Bu nedenle “ara formül” dedikleri PİKTES öne çıkartılıyor.
Yandaş eğitim sendikaları, yaptıkları açıklamalarda mülakat mağduru öğretmenlerin PİKTES kapsamına alınmasını ve 3 ay sonra atamalarının yapılmasını “3 ay sonra PİKTES kapsamında çalışan diğer öğretmenlerin de atanacağını, iki sorunun beraber çözüldüğünü” söyleyerek aklıyor.
1611 mülakat mağduru öğretmen için PİKTES başvuruları açıldı. Ancak PİKTES’in de kendi içinde çok fazla belirsizliği ve yarattığı sorun-mağduriyet ve hak gaspı var.
En başta PİKTES başvurularının sadece iki kent için açılmış olması büyük bir sorun. İstanbul ve Urfa seçenekleri var. Bu iki il PİKTES kapsamında en çok boşluk olan iller. 1611 öğretmen sadece bu iki ilden birini tercih edebiliyor. Öğretmenler bu iki kente başvuru yaptıklarında, barınma sorunu başta olmak üzere pek çok sorunla karşı karşıya kalacaklar. Öğretmenler genel olarak atamalarla ilgili baştan tercih yapabiliyorlar; PİKTES’te iki kent sınırlaması bu hakkı ortadan kaldırıyor. Keza öğretmenler, atamaları yapıldığında, sözkonusu kente, yerleşmek üzere gidiyor, buna göre kalacak yer-kira vb sorunlarını başta çözüyorlar. Ancak PİKTES için, 3 ay sonra ne olacağı; PİKTES bittikten kaç ay sonra atamasının yapılacağı ve hangi kente gönderileceği belirsiz bir tabloda, kiraya çıkmak ya da kalacak yer ayarlamaya çalışmak çok büyük bir maddi yük getiriyor.
PİKTES başvuruları belirli bir süre için açıldı. Mesela şu an askerde olan bir mülakat mağduru öğretmen, hak kazanmış olmasına rağmen başvuru yapamıyor.
PİKTES başvurusu hakkı, sadece 2023 KPSS’ye girmiş olan mülakat mağdurları için açıldı. Ancak 2023’te girip mülakat mağduru olan öğretmenlerin bir kısmı, 2024 ve 2025 yıllarında yeniden KPSS’ye girdiler. Sistem bu kesimi başvuru kapsamına almıyor; sadece 2023’te sınava giren, sonrasındaki yıllarda KPSS’ye girmeyenlere kapı açıyor.
1611 mülakat mağdurunun iki yıldan fazla süren bir mağduriyeti ve mücadelesi var. 2023’te atanması gereken bu öğretmenlerin, geriye dönük haklarına dair de bir açıklama yok.
Tüm bunların yanında mülakat mağduru öğretmenler geçici işçi statüsünde başvuru yapabiliyor PİKTES’e. Devletin kadrolu atama ile ilgili resmi bir açıklaması yok proje kapsamında.
* * *
1611 mülakat mağduru öğretmen için yapılan açıklama, direnişin zorladığı bir ileri adımdır; ancak somut bir kazanım olarak görmek için henüz erkendir.
Bu atamalar ara formüllere ihtiyaç duyulmadan yapılmalıdır. Bu haliyle yapılanlar belirsizliğin, hak gaspının ve emek sömürüsünün devamından başka bir şey değildir. Devletin resmi açıklamasının bile olmadığı bir söze güvenilmemelidir. Yandaş bir sendikanın genel sekreterinin sözüyle hareket edilmemeli, tam atama hakkı için mücadele yükseltilmelidir.
DSB’li bir eğitim emekçisi
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir