RAF militanından dersler

Almanya’da 1970’lerin başında kurulan RAF (Kızıl Ordu Fraksiyonu) yıllar sonra yeniden gündem oldu. 67 yaşındaki RAF militanı Daniela Klette’in mahkemedeki savunması, sadece RAF’ı ve ‘70’li yılların mücadelesini hatırlatmakla kalmadı, devrim ve sosyalizm mücadelesinin bugün de sürdüğünü ve süreceğini ortaya koydu. 

Alman Mahkemesi’nin “silahlı soygun”dan 13 yıl hapis cezası verdiği Daniela Klette, ne devrimci kimliğini sakladı, ne af diledi. Aksine “hâlâ devrimci mücadelenin içindeyim” dedi. “Hedef alınan ben değilim, devrimci hareket. Direniş oldukça umut da var. Gerçekten özgür olabilmemiz, herkesin özgür olmasıyla mümkün” sözleriyle, emperyalist kapitalizme meydan okudu, geleceğe dair umutları yeniledi. Ayrıca Gazze’den Rojava’ya enternasyonal dayanışma duygularını ifade ediyor, sömürü ve savaş varolduğu sürece direnişin varolacağını söylüyordu.

Daniela Klette, Alman polisi tarafından 30 yıldır aranan bir RAF militanıydı. Fotoğrafları afişlere basılıp arandığı halde yıllarca yakalanmamış, sahte kimlikle yaşamını sürdürmüştü. İki yıl önce Berlin’de kaldığı ev tespit edilmiş ve yakalanmıştı. Daniela’ın yaklaşık 20 yıldır bu adreste yaşadığı ortaya çıktı. Ayrıca evde kalaşnikof tipi saldırı tüfeği, patlayıcılar ve yüklü miktarda nakit para ele geçirildiği açıklandı. 

Daniela Klette’in yaklaşık 30 yıl yakalanmaması, hem de Berlin gibi bir metropolde yaşamasına rağmen bunu başarması, sanıldığı gibi, “emperyalizmin teknolojik üstünlüğünün her şeye kadir” olmadığını gösterdi. “Nefes alışımızı bile dinliyorlar”dan “bu koşullarda bir şey yapılamaz”a varanların, ya da sadece yasal alanda mücadele edilebileceğini vaaz edenlerin Daniela Klette iyi bakmaları gerekir. Üstelik Almanya gibi teknolojik üstünlüğü ve Nazi geçmişiyle birçok ülkeye fark atan bir devlette bu başarılmıştır. Sadece Daniela değil, aynı hücreyi oluşturdukları söylenen iki kişi de halen yakalanmamıştır. Polis, bu hücrenin 2016 yılına kadar eylemler yaptığı iddiasındadır. Ayrıca daha birçok RAF militanının yakalanmadığını belirtmektedir.

Daniela Klette, devrimciliğin bir gençlik hevesi olmadığını, ömür boyu süreceğini göstermesi bakımından da iyi bir örnektir. 67 yaşında devrimci kalınacağını ve karşı-devrime kafa tutulacağını göstermiştir. Birçok RAF militanı gibi cezaevinden belki de çıkamayacağını bildiği halde, mahkemede devrimci düşüncelerini söylemekten geri durmamış, emperyalist kapitalizmi mahkum etmiştir. 

Alman devleti Ulrike Meinhof başta olmak üzere, RAF’ın kurucuları Andreas Baader, Gudrun Ensslin, Irmgard Möller, Carl Raspe’yi hücrelerinde katletti. Mengele gibi sözde doktorların, Ulrike Meinhof’un beynini çıkarıp inceledikleri ortaya çıktı. Alman devleti, RAF militanlarının “deli” olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Kurucuları Andreas Baader ve Ulrike Meinhof’un isimlerini kullanarak “Baader-Meinhof Çetesi” olarak adlandırdı. Böylece Alman halkının RAF’a duyduğu sempatiyi yok etmek istedi. Fakat RAF sadece Almanya’da değil, tüm dünyada ses getiren eylemleriyle dünya halklarının sempatisini kazandı. Öyle ki, Filistin savaşçıları, RAF militanlarının serbest bırakılması için uçak kaçırmıştı.

RAF, Avrupa’da ’68 hareketinden doğan radikal örgütlerin başında geliyor. O dönem reformizme tepkiyle birçok anarşizan örgüt doğdu. RAF da Alman sosyal-demokrasisine ve Nazi’lerin devamı gördükleri Alman Devleti’nin baskı ve şiddetine karşı gençliğin tepkisiydi. ML’den etkilenmekle birlikte asıl olarak Latin Amerika’daki gerilla örgütlerini örnek aldılar. Sınıfsal olarak küçük-burjuva aydın kesimine dayanıyor, anarşist-otonom bir örgüt ve eylem tarzını benimsiyordu. Büyük patronlara, işkenceci polis ve subaylara dönük eylemleriyle, sadece gençlikten değil halktan da destek gördü.    

Daniela Klette’in duruşmasında, mahkeme salonunda onu destekleyen gruplar  “Daniela’ya özgürlük” sloganları attılar. Daniela, mahkemedeki savunması ve dik duruşuyla tüm ilerici, devrimci kesimlerde saygı ve hayranlık topladı. Daha önemlisi, yeniden silahlı mücadeleyi, yeraltını, direnişi tartıştırmaya başladı. “Tarihin sonu”nu ilan edenlere, ne tarihin ne de direnişin son bulduğunu gösterdi. Ve son sözü her zaman direnenlerin söyleyeceğini hatırlattı. Düşmanlarına korku, dostlarına moral ve güven verdi.

Daniela’yı yalnız bırakmamak gerekiyor. Diğer RAF önderleri gibi katledilmesine izin vermemek, serbest kalmasını sağlamak için dayanışmayı yükseltmek, Türkiyeli devrimcilerin de görevidir.

Bunlara da bakabilirsiniz

Hapishanelerde hak gaspları

Mayıs ayı içinde hapishanelerdeki hak gaspları devam etti. Tutsakların sağlığa erişimi, ziyaret ve iletişim hakkı …

Tutuklu sendikacılar için eylem

DİSK/Limter-iş Sendikası yönetici ve üyeleri ile devrimci tutsakların serbest bırakılması için, 5 Haziran günü Kadıköy’de …

tarihimizson

Geleceğimizin köprüsü tarihimiz

1 Haziran 1971- Hüseyin Cevahir katledildi İstanbul-Maltepe’de bir evde polis tarafından kuşatıldılar. 3 gün boyunca …