NATO Zirvesi yaklaşırken 2004 NATO Zirvesi’ni hatırlamak…

NATO Zirvesi bu yıl 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek. Zirve ABD’nin Türkiye’den askeri taleplerinin arttığı bir dönemde yapılıyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat günü başlayan İran saldırısının, “yoğun bombardıman ve içeride ayaklanma” planıyla birkaç gün içinde biteceği beklentisinin çöktüğü; İran’ın bölgedeki diğer ülkeleri de savaşa dahil edecek biçimde çok güçlü bir karşılık verdiği; Hürmüz Boğazı’nı kapatarak dünya ekonomisini sarstığı; ABD ve İsrail’in bunaldığı bir dönemde, ABD’nin Türkiye’den yeni askeri üsler istediği haberleri çıktı.

Mart ayı sonunda basında yer alan haberlere göre, Adana’daki 6. Kolordu “Çokuluslu Kolordu”ya dönüştürülerek NATO’nun (ABD’nin) hizmetine sunulacak; ayrıca İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışına “Çokuluslu Deniz Unsur Komutanlığı” kurulacaktı.

ABD, Türkiye’nin bölgede “ABD askeri” olarak konumlanmasını, ABD’nin politikaları ve çıkarları doğrultusunda rakipleriyle savaşmasını istiyor. Bu konuda AKP yönetimi de oldukça istekli ve çoğu kez bu görevini yerine getiriyor da. Mesela Ukrayna’ya gönderdiği SİHA’lar, Rusya’nın önüne büyük bir engel olarak dikiliyor. Keza Azerbaycan-Ermenistan savaşında da Türkiye’nin önemli bir rolü olduğu biliniyor. Ortadoğu’da Suriye’de cihatçıları besleyerek, Irak’ta dolaylı biçimlerle savaşa dahil olarak, ABD açısından oldukça faydalı işler yaptı.

ABD Türkiye’nin İran savaşına girmesini de istemişti; ancak savaşın seyri ve İran’ın direnişi, bu ihtimali zayıflattı. Fakat ABD’nin Türkiye’den beklentileri zayıflamadı. Önümüzdeki NATO Zirvesi’nde bunun da gündemleşeceğini öngörmek zor değil.

 

22 yıl önceki zirveyi hatırlamak…

Zorlu bir zirve süreci yaklaşırken, ülkemizde düzenlenen bir önceki zirveyi hatırlamakta fayda var.

28-29 Haziran 2004 tarihinde İstanbul’da düzenlenen NATO Zirvesi, ülkemizde devrimci mücadelenin önemli eşiklerinden biri olmuştu.

2004 NATO Zirvesi, İstanbul’da Harbiye’deki kongre salonlarında gerçekleştirilmiş; Hilton başta olmak üzere çevre otellerde konaklama yapılmış; yemekler için Dolmabahçe Sarayı kullanılmıştı. Şişli, Harbiye, Taksim, Dolmabahçe, Beşiktaş hattı “Zirve Vadisi” olarak tanımlanmış ve bu bölgeler iki gün boyunca “özel güvenlik bölgesi” ilan edilmişti.

Türkiye tarihinin en olağanüstü güvenlik önlemleri uygulandı zirve boyunca. Bölge (bütün Şişli-Taksim-Beşiktaş hattı) dev beton bariyerlerle kapatıldı, yaya ve araç trafiği engellendi. Bölgede oturanlar, eve-işe gitmek isteyenler için emniyetten “fotoğraflı özel akreditasyon kartları” çıkartıldı, ciddi kimlik kontrolleri gerçekleştirildi. Üstelik buna rağmen insan geçişlerini en alt düzeye indirmek için bölgedeki okullar-kamu kurumları kapatıldı, şirketlerde tatil ilan edildi, mağazaların açılmaması istendi. Hatta bölgedeki binalarda oturan insanlara, “keskin nişancıların hedefi olmamaları” için, “pencere açma yasağı” tebliğ edildi. Çünkü vadiyi gören tüm binaların çatılarında keskin nişancılar konuşlandırılmıştı.

Güvenlik doğrudan NATO tarafından sağlandı. NATO’ya ait uçak ve helikopterler, THK’nın F-16 savaş uçakları, Skorsky helikopterler iki gün boyunca sürekli uçuş yaptı. Stratejik noktalara uçaksavar bataryaları konuşlandırıldı. Boğaz trafiği tamamen kapatıldı, Zodyak botlarda SAT ve SAS komandoları, Türk savaş gemileri boğazda kesintisiz tur attı. Karada ise onbinlerce polis, zırhlı polis araçları vardı.

Tüm bu olağanüstü koşullara ve devlet-NATO-CIA’nın ağır baskısına rağmen, Türkiye’de çok güçlü bir direniş örgütlendi. 2004 1 Mayısı’nda uzun yılların ardından ilk defa devletin çizdiği-reformistlerin kabullendiği sınırlar parçalanmış; Taksim hedefiyle başlayan tartışmaların ardından Saraçhane’de 1 Mayıs kutlaması gerçekleştirilmişti. 40 bin kişinin katıldığı bu kutlamada doğrudan kitle direnişiyle bir zafer kazanılmıştı. Hem devrimcilerde hem kitlelerde Saraçhane 1 Mayısı’nın coşkusu ve özgüveni vardı.

1 Mayıs’tan yaklaşık iki ay sonra yapılan 2004 NATO Zirvesi’ni bu coşku, özgüven ve militan kararlılıkla karşıladı kitleler. Ve tüm bu atmosfer içinde, NATO zirveleri tarihinin en büyük protestosu, 2004’te İstanbul’da gerçekleştirildi.

 

Geçmişin dersleriyle donanmak…

2004 NATO Zirvesi protestoları, “NATO ve Bush Karşıtı Birlik” adında, geniş bileşenleri olan (bizim de içinde yer aldığımız) bir birlik tarafından gerçekleştirildi.

Süreç boyunca Birlik’in faaliyetlerine ilişkin çeşitli eleştirilerimiz oldu. En başta ismine itiraz ediyorduk. Dönemin ABD Başkanı Bush, bugün Trump için söylendiği gibi “çılgın, deli, geri zekalı” şeklinde tanımlanıyor ve savaşın çıkması, onun kişisel özellikleriyle açıklanıyordu. Türkiye’deki reformist-liberal kesimler de bu koroya katılmış, “Bush Gelme” kampanyası başlatmışlardı. Emperyalist savaşa ve NATO’ya karşı mücadelenin Bush ile sınırlandırılması doğru değildi. Eylem kararlarında da eksiklikler, geriye çeken yanlar, kitlenin gerçek potansiyelini açığa çıkarmayı zayıflatacak yaklaşımlar, konunun ele alınış biçiminde sorunlar vardı. Tüm bu eleştirilerimize rağmen hem Birlik’in faaliyetlerine katıldık, hem de bağımsız faaliyetlerimizi, eylemlerimizi gerçekleştirdik. O süreçte konuya ilişkin siyasi bakışımızı, sürece ilişkin eleştiri ve önerilerimizi, dergimizde çeşitli yazılarda ifade ettik.

Ancak tüm bu eleştirilere rağmen yaşanan eylemlilik süreci güçlüydü, moral motivasyon yüksekti. Devletin bütün baskılarına rağmen, faaliyetler kitlelerde bir karşılık bulmuş, NATO ve emperyalist savaş karşıtı öfke büyümüş, sokaklara taşmıştı. Sadece Türkiye’de değil, dünyada büyük bir yankı yaratmıştı. Emperyalist kurumların zirvelerinin bütün ülkelerde protesto edildiği bir dönemde, en büyük protestoya ev sahipliği yapmıştı.

Bugün yeni bir NATO Zirvesi’ne hazırlanırken, bu yazılara dönüp bakmanın büyük yarar sağlayacağını düşünüyoruz. 2004 sürecini yaşayanlar açısından bir hatırlatma ve sonuçlar çıkarma, genç kuşaklar içinse deneyim aktarımı açısından önemli bir kaynak olacaktır.

Bu nedenle, o süreçteki yazılar içinden bugüne ışık tutacak olanlardan yaptığımız seçkilerin linkini aşağıya bırakıyoruz. Yazıların tamamına ulaşmak isteyenler, sitemizin anasayfasındaki “2004 NATO İstanbul Zirvesi” dosyasına bakabilirler.

 

NATO Zirvesi’ni engelleyebiliriz

1 Mayıs’tan aldığımız güçle NATO’yu altetmeye!

NATO’nun ne olduğunu herkese anlatmalıyız

Haziran, bu yıl daha sıcak geçecek! NATO karşıtı eylemleri yükseltelim!

27 Haziran akşamı Fatma Girik parkındaydık. “Yarınki siperlerin ön durağı”

Kavgamızın şehrinde barikatlar… NATO Zirvesi protesto edildi

Felluce’den İstanbul’a kardeşlik köprüsü

Emperyalist çatışmaların su yüzüne vurması: NATO’nun İstanbul Zirvesi

NATO Zirvesi sürecinin gösterdikleri

Bunlara da bakabilirsiniz

Şavşat-Bazgiret’de maden direnişi kazandı

Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Bazgiret Köyü’nde maden çalışmasına karşı yürütülen mücadele kazanımla sonuçlandı. Maden şirketi …

1 Mayıs’ı kazandık! NATO’yu da yeneceğiz!

Mayıs ayı, işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’la başlar, 6 Mayıs Denizleri …

Hapishanelerde hak gaspları

Nisan ayı içinde hapishanelerde hak gaspları devam ediyor. Hapishaneler kapasitesinin üzerinde hükümlü ve tutuklu sayısını …