Maden işçilerinin 17 gündür süren direnişi kazanımla sonuçlandı. Bağımsız Maden İş’in örgütlediği direniş, 28 Nisan günü sendika yöneticileriyle çeşitli bakanların görüşmesi sonucu bitirildi.
Doruk Madencilik işletmesine bağlı madende çalışan işçiler, aylardır maaş alamadıklarını, fazla mesailerinin ve geçmiş tazminatlarının ödenmediğini ve sık sık ücretsiz izne çıkarıldıklarını söyleyerek direnişe geçmişlerdi. Eskişehir’den yola çıkarak 180 km. yürüyüp Ankara’ya geldiler. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanmaları engellendi, gözaltına alındılar. Ardından Kurtuluş Parkı’na gelen işçiler, açlık grevine başladıklarını duyurdu. 9 gündür açlık grevi yapıyorlardı. Ve etrafları polis bariyerleriyle çevrilmişti.
27 Nisan günü Bakanlığın önüne gitme girişimleri bir kez daha polis tarafından engellendi. İşçilerin ve sendika yöneticilerinin barikatlara yüklenmesiyle çıkan arbedede birçok işçi yaralandı. Açlık grevindeki işçilerin üzerine biber gazı sıkıldı ve darpedildi. Birçok kitle örgütü ve devrimci kurumdan gelen destekçiler dağıtıldı, sendika yöneticileri bir kez daha gözaltına alındı.
Eylemin kitleselleşmesi ve gündemi belirlemesi üzerine İçişleri Bakanlığı devreye girdi. 28 Nisan’da İçişleri, Enerji, Sosyal Güvenlik Bakanları ile sendika yöneticileri ve avukatları bir görüşme yaptılar. Görüşme sonrası açıklamada sendika başkanı, toplantının olumlu geçtiğini söyledi. “Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırıyoruz” dedi.
Sendikanın örgütlenme koordinatörü Başaran Aksu ise, direnişlerini geçtiğimiz yıllarda trafik kazasında kaybettikleri maden işçisi ve sendikacı “Ali Faik ve Tahir Çetin’e armağan ettiklerini” söyledi. “Türkiye’de özel sektörde yaklaşık 17 milyon çalışanın sadece 581 bini sendikalı. Bunların bir kısmı da sarı sendikalı… Sarı sendikacılık yıkılmalı!” dedi. Sözlerinin sonunda ise, işçileri 1 Mayıs’a, Taksim’e çağırdı.
İşçilerin tüm alacaklarının 15 gün içinde ödeneceği konusunda bakanların garantör olduğu söylendi. Başaran Aksu “Ödenmeyen hakların takibi Bakanlık tarafından yapılacak, ama onların da denetimi halkımız tarafından yapılmalı” dedi.
İşçiler direnişlerinin kazanımla sonuçlanmasını büyük bir sevinçle karşıladı. “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yaşasın direniş, yaşasın zafer”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Direnen işçiler yenilmezdir” sloganları attılar, alkışlarla kazanımlarını kutladılar.
Doruk Maden İşletmesinin sahibi Yıldızlar SSS şirketinin Türkiye’nin dört bir yanında maden işletmesi bulunuyor; yaklaşık 3 bin maden işletmesinin ruhsatını almış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar sendikacılarla görüştükten sonra gazetecilerin soruları üzerine madencilerin ücretlerini ödemeyen şirketin sahibi Sebahattin Yıldız’a tepki gösterdi. “Bir daha ben bu firmaya ruhsat vermem” dedi. Gazeteci Bahadır Özgür ise, Bakanlığa bağlı Taşınmaz Komisyonu’nun maden işletmesi için kimlere arazi tahsis edileceğini duyurduğu listede Sebahattin Yılmaz’ın adının bulunduğunu ortaya çıkardı.
Bakanların sözüne ne kadar güvenileceği, bu son örnekte de yaşandığı gibi bir kez daha gözler önüne serildi.
Maden işçileri, günlerce polis kuşatmasına, saldırılarına rağmen büyük bir direniş ortaya koydular. Bu direniş etrafında geniş bir destekçi ağını oluşturdu. Tam da 1 Mayıs öncesi direnişin büyümesi, Erdoğan yönetimini korkuttu. İçişleri Bakanı üzerinden duruma müdahale ettiler. Direnişin kazanımla bitmesinin temelini, işçilerin kararlılığı ve örgütlü hareket etmesi oluşturuyor. Verilen sözlerin yerine getirilmemesi durumunda aynı kararlılıkla direnişin sürmesi gerekiyor.
Bağımsız Maden-İş Sendikası avukatı Mert Batur, sürecin nasıl devam edeceğini şöyle aktardı: “Bizim bu direniş sürecinde ortaya koyduğumuz talepler şirket tarafından kabul edilmiştir. Doruk Madencilik işçileri çok büyük bir zafer kazanmış durumdadır. Sadece bu 15 günlük süreç, şirketin yetkilileri ve sendika/işçi heyetiyle oluşan bir teknik görüşme; neyin ne zaman ödeneceğine ilişkin planlama yapılacağına dair bir süreçtir. Bu ödemelerin Mayıs ayının ortasını aşmayacak şekilde yapılması konusunda anlaşılmış durumdadır. İşçilerin bütün tazminatları ödenecek. Son olarak İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı 2 haftalık periyotlarla takip edeceklerini, burada bir aksamaya izin vermeyeceklerini söyleyerek garantör konum almışlardır.” 
Bakanlar’ın “garantörlüğü”ne ne kadar güvenileceği bellidir. Sendika da asıl olarak örgütlü yapısına, işçilerin kararlılığına ve onlara destek veren güçlere güvendiğini belirtiyor.
Direnen maden işçileri, bir kez daha örgütlü bir gücün karşısında hiçbir kuvvetin duramayacağını ortaya koydu. Ve zafer direnen maden işçilerinin oldu.
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir