Saldırı ve gözaltılara rağmen MADEN İŞÇİLERİNİN DİRENİŞİ SÜRÜYOR

Eskişehir’de bulunan Doruk Madencilik’te hakları gaspedilen işçiler 13 Nisan’da Ankara’ya yürüyüş başlattılar. Saldırılara, gözaltılara rağmen direniş sürüyor.

İşçiler ödenmeyen ücretlerini, TMSF dönemi öncesi ve sonrasına ait kıdem ve ihbar tazminatlarını istiyor. Ayrıca sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe dönmesini ve madenin kamulaştırılarak iş güvencesinin güvence altına alınmasını istiyorlar.

Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te sorunlar yaklaşık 10 yıldır sürüyor. Tarihçesini kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Bu işletme, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde Naksan Holdinge bağlı Yunus Emre Termik Santrali adıyla çalışıyordu. 15 Temmuz 2016’da yapılan darbe girişiminden sonra darbeyle ilişkili olduğu iddiasıyla, santrale ve madene el konuldu. Uzun yıllar TMSF bünyesinde yönetilen kömür madeni ve santral, Aralık 2022’de Yıldızlar SSS Holding’e devredildi. Bu süreçte yüzlerce işçi tazminatsız işten atıldı, zorla ücretsiz izine gönderildi, maaşları ödenmedi; 1000’in üzerinde işçi mağdur edildi. TMSF eliyle yürütülen satış sürecinde işçilerin hakları gaspedildi. İşçi hakları ve kamu kaynakları sermayeye peşkeş çekildi. Yaşanan tam bir emek gaspıydı. Bu gaspı TMSF, yani devlet yapmıştı, sorumluları da onlardı.

İşçiler 2016’dan bu yana hak gaspları altında çalışıyor. Son 5 aydır ise ücretleri ödenmiyor. Ödenmeyen ücretleri ve tazminatları için direnişe geçtiler. Bağımsız Maden-İş sendikasında örgütlenen işçiler, 13 Nisan günü Ankara’ya yürümeye başladı. Yol boyunca halktan büyük destek gördüler. Yemek, su ve moral aldılar. Ayrıca yoldan geçen araçlar korna çalarak işçilerin direnişini selamladı. Yaklaşık bir hafta süren yürüyüşün sonunda, 180 kilometre katederek 19 Nisan’da Ankara’ya ulaştılar.

İşçiler Ankara’da önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na sonra da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na giderek taleplerini ileteceklerdi. Fakat önleri polisler tarafından kesildi. Yürümekte ısrar eden işçilere saldırdılar. Aralarında sendika başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu olmak üzere 31 işçiyi zorla gözaltına aldılar.

Yapılan görüşmeler sonucu işçilerin bir kısmı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne gelebildi. Burada yapılan açıklamada işçilerin talepleri dile getirildi ve gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılması istendi. Bakanlık önünde üstlerindeki giysileri çıkaran işçiler, “Açız, yoksuluz, çıplağız” sloganı attılar ve baretlerini yere vurarak tepkilerini gösterdiler. Bakanlık önünde oturarak açlık grevine başladıklarını duyurdular.

Sabaha karşı işçilere yeniden saldıran polis, açlık grevine başlayan 110 işçiyi gözaltına aldı. Bir işçinin fenalaştığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

Bağımsız Maden İş yaptığı açıklamada “biz gözaltılarla yılmayız, çıkar, kaldığımız yerden devam ederiz” dedi. “Daha önce de söylemiştik; Ankara’ya kefenimizle geldik, buradayız!” ifadelerini kullandı. Ayrıca kronik hastalar ve yaşlılar için battaniye talep ettiklerini, ancak Valilik ve Emniyet tarafından reddedildiğini, ilaçların olduğu çantayı bile alana sokmadıklarını, hekim heyetinin alana girmesine izin verilmediğini belirttiler. “Madenciye zarar gelirse, sorumlusu Ankara Valiliği ve Emniyeti’dir” dediler.

Ankara’nın soğuğunda çıplak ve aç biçimde direnişlerini sürdüren işçiler halen gözaltında.

Maden işçilerine destek ve dayanışma da sürüyor. Ankara İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Meclisi, Madenci Anıtı önünde maden işçileriyle dayanışma eylemi gerçekleştirdi. “Köle Değil Madenci! Doruk Madencilik İşçileri Kazanacak!” yazılı pankart açılan eylemde, Ankara Sincan’da bir boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybettiği, 2 işçi yaralandığı da hatırlatıldı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre 2013-2025 yılları arasında 1267 madencinin hayatını kaybetti. Açıklamada “üretim ve kâr baskısı nedeniyle madenciler daha çok çalıştırılıyor ve can güvenlikleri sağlanmıyor, faciaların ardından hayatta kalanların da hakları ellerinden alınıyor” denildi.

CHP ve EMEP milletvekilleri, yürüyüş sırasında maden işçilerinin yanına gelerek destek verdiklerini açıkladılar.

Direnen işçiler ve sendikalar üzerindeki baskı ve şiddet artıyor. Önceki aylarda BirTek-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen tutuklanmıştı. Keza Limter-İş’in eski Genel Başkanı Kamber Saygılı ve Genel Sekreteri Hakkı Demiral; şimdiki Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever, Genel Sekreteri Beycan Taşkıran ve Yönetim Kurulu üyesi Kenan Hesas tutuklu. Direnen madenciler için açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş avukatı Doğukan Akan’ı da tutukladılar.

Saldırı, gözaltı, tutuklama furyası, işçi sınıfının mücadelesini durduramayacak. Doruk maden işçileri, bunu bir kez daha gösterdi.

Bunlara da bakabilirsiniz

İşçi Emekçi Birliği’nin direniş ziyaretleri

İşçi Emekçi Birliği olarak 27 Haziran günü direnişte olan Ağaç AŞ işçilerini ve Elektrik Mühendisleri …

Cemil Kırbayır Kültür Evi’nde anma

Bu yıl, 11 Ekim 1980’de askerlerce evinden alınıp götürüldükten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan …

Şavşat ve Meydancık’ta “RES’lere ve Madene geçit yok!”

Artvin’de 17 Temmuz günü önce Şavşat ve Hopa-Kemalpaşa yaylalarında yapımı planlanan RES (Rüzgar santrali), ardından …