Gerici saldırıları ve emperyalist planları kitlesel direniş bozacaktır!

ABD’nin ön açması ve AKP yönetiminin yönlendirmesiyle harekete geçen HTŞ çeteleri, girdikleri yerde katliamlar gerçekleştirerek ilerliyorlar.

Daha önce Alevi katliamları gerçekleştiren, Süveyda’da Dürzilerle savaşan HTŞ çeteleri, şimdi de Kürt kentlerinde yakıp yıkıyorlar. Öldürüyorlar, işkence yapıyorlar, SDG yönetimine dair bütün izleri bir anda silmeye uğraşıyorlar. Bir kadın direnişçinin heykelini yıkmaları, kadınları işkenceyle öldürmeleri, kadınlara, özellikle direnen kadınlara dinci-gericiliğin düşmanlığını bir kez daha ortaya serdi.

ABD emperyalizmi Suriye’de tercihini HTŞ’yi güçlendirmekten yana yaptı. Şara’nın İsrail ile Ocak ayının ilk haftasında Fransa’da yaptığı toplantı ve anlaşma, ABD için ibrenin HTŞ’den yana döndüğünü gösteren önemli bir işaretti; aynı zamanda HTŞ’nin meşruiyetini artırma çabasıydı. Ardından HTŞ’nin Halep’teki Kürt mahallelerine saldırarak daha da güçlenmesini sağladı. SDG’nin artık “IŞİD ile mücadelede misyonunu tamamladığını” açıklaması ise, Kürt hareketi ile kurduğu ilişkiyi geri plana ittiğini gösterdi ve Kürt hareketinin Suriye coğrafyasındaki kazanımlarına ağır bir darbe indirdi.

Kürt hareketinin Suriye’de ya da Türkiye’de “çözüm” adına verdiği tavizler ve ABD emperyalizmi ile kurduğu ilişkiler ayrı bir yazının konusudur. Bugün HTŞ saldırılarının doğrudan hedefi Kürt halkı ve kazanımlarıdır. Ve HTŞ Suriye’de güç ve meşruiyet kazandıkça, bu tehlike daha da büyüyecek; Suriye’nin yanısıra Irak, İran gibi bölge ülkelerinde ve Türkiye’de işçi ve emekçiler, ezilen halklar hedefe çakılacaktır. Bu nedenle, HTŞ saldırılarılarına karşı direniş büyütülmelidir.

İlk anda yapılan çağrılar, birçok kentte eylemlere dönüştü. İstanbul’da, Diyarbakır’da, Van’da eylemler yapıldı. Bu eylemlere polis saldırdı yüzlerce kişi gözaltına alındı; ilk bilgilere göre 35 kişi tutuklandı. 20 Ocak günü ise, DEM Parti’nin haftalık grup toplantısını Mardin-Nusaybin’de yapması, yeni bir eylem alanı oluşturdu. Binlerce kişinin yaptığı yürüyüşün ardından, Kamışlı sınırındaki telleri yıkan bir grup Kamışlı’ya geçti. Bu eylemleri büyütmek gerektiği açıktır.

Cihatçı çetelerin saldırılarını püskürtecek, emperyalist hesapları bozacak tek yol da, kitlelerin büyüyen direnişi olacaktır.

Bunlara da bakabilirsiniz

İşçi Emekçi Birliği’nin direniş ziyaretleri

İşçi Emekçi Birliği olarak 27 Haziran günü direnişte olan Ağaç AŞ işçilerini ve Elektrik Mühendisleri …

Cemil Kırbayır Kültür Evi’nde anma

Bu yıl, 11 Ekim 1980’de askerlerce evinden alınıp götürüldükten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan …

Şavşat ve Meydancık’ta “RES’lere ve Madene geçit yok!”

Artvin’de 17 Temmuz günü önce Şavşat ve Hopa-Kemalpaşa yaylalarında yapımı planlanan RES (Rüzgar santrali), ardından …