“Yeni dostunuz aranızda yer almaya gelmiştir”…
Bu cümle 1952 yılının Türkiye Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü’ye ait. “Yeni dostlar”dan kastettiği ise NATO üyeleri. 1952 yılının Lizbon toplantısında Türkiye’nin NATO üyeliğini imzalayan Fuad Köprülü, 52 yıldır devam eden bu serüveni de resmi olarak açmıştı.
NATO, “Kuzey Atlantik Savunma Paktı” olarak kurulmuş ama Kuzey Atlantik ülkeleriyle sınırlı kalmamıştı. Kuruluşundan üç yıl sonra Yunanistan ve Türkiye’yi de bünyesine dahil etmişti. Etmişti çünkü, o yıllarda Yunanistan bir devrim tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Türkiye ise Sovyetler Birliği’nin güney sınırında bir askeri üs olmaya çok müsaitti.
Bir-iki kez üyelik başvurusu yapan Türkiye’nin bu isteği NATO ülkelerince geri çevrilmişti. Adnan Menderes hükümeti o yıllarda patlak veren ABD’nin Kore işgalini fırsat bilerek, NATO’nun kapılarını asker kanı ile açmıştı. 5090 kişilik bir askeri güçle Kore savaşına katılan Türkiye, bu kirli savaşta 721 askerini kaybetti, 2147 askeri yaralandı, 234 askeri tutsak oldu, 175’i ise kayıplara karıştı. Türkiye’nin NATO üyeliği için kapılar böyle açıldı. Dönemin Amerikan dışişleri bakanı John Dalles, memnuniyetini şu cümle ile ifade ediyordu: “NATO’ya en ucuz askeri Türkiye sağlıyor. Bir Türk askerinin bize maliyeti 23 cent”…
18 Şubat 1952’de Meclis’e getirilen NATO üyeliği, 405 milletvekilinin 404’ünün onayı ile kabul edildi.
Kağıt üzerinde Türkiye’nin en büyük düşmanı Sosyalist Sovyetler Birliği idi. Bu, Türkiye’yi NATO’nun askeri üssü haline getirmek için o yıllarda yeterince güçlü bir bahaneydi. İlk anlaşma Kore savaşının hemen ardından 1954 yılında imzalandı. İncirlik üssü ilk kez bu anlaşmayla Amerika’nın kullanımına açıldı. İncirlik’in ilk faaliyeti ise 1958’de Lübnan bombalanması oldu. İkinci önemli anlaşma 1976 yılında “Türkiye-ABD Savunma İşbirliği” adıyla imzalandı. O yıllar anti-emperyalist mücadelenin yüksek olduğu yıllardı ve bu yüzden anlaşmalarda “üs” yerine “tesis” kelimeleri kullanılmıştı.
Türkiye ile NATO arasındaki en önemli anlaşma 1980 yılında imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA) oldu. Anlaşma tarihi 5 yılı kapsıyordu ancak Amerika tarafından sürekli uzatılarak bugüne kadar gelindi. Bu anlaşma NATO’ya toplam 12 üs kazandırdı.
Buraya kadar olanı, NATO ile Türkiye tarihinin bilinen-resmi kısmını oluşturuyor. NATO ile Türkiye arasında açıklanmayan askeri anlaşmaları, başka ülkelerde örgütlenen darbeleri, NATO’nun karşı-devrimi örgütlemek için kurduğu kontrgerilla örgütlerini, uyuşturucu trafiğini nasıl kontrolünde tuttuğunu ise hiç saymıyoruz.
KORKU
Korkuyor Adnan Menderes
ölülerden korkuyor
Kore dağlarından geliyor kimi
apaçık gözleri dumanlı
kaytan bıyıkları kanlı
yaşları yirmi.
Korkuyor Adnan Menderes
ölülerden korkuyor
hele çocuk ölülerinden
Karınları davul gibi
boyunları çöpten ince
kırıyorlar Adnan Bey’in mutfak camlarını
her gece mezarlarından çıkınca…
Korkuyor Adnan Menderes
dirilerden korkuyor
hele çarıklılardan
hele kasketlilerden
kasketliler hayını bağışlamayı bilmez…
Korkuyor Adnan Menderes
kocaman yanakları
sarkıyor yağlı, sarı
Korkuyor Adnan Menderes
üç saata indi uykusu
Korkuyor Adnan Menderes
hiçbir korkuya benzemez
halkını satanın korkusu…
Nazım Hikmet 1959
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir