NATO Zirvesi yaklaştıkça ona karşı eylemler de yoğunlaşmaya başladı. Irak’a ABD saldırısının ilk başladığı dönemde yerel platformlar canlanmış, merkezi eylem ve mitingler kitleselleşmişti. NATO zirvesi ve ona karşı yürütülen çalışmalar yeniden böyle bir canlılık yarattı. Yerel platformlar, eylemlere başladılar. Toplumun değişik kesimlerinden sesler yükselişe geçti. Ancak eylemler halen durgun ve parçalı bir seyir izliyor. Ayrıca belirleyici gücü oluşturan işçi sınıfı henüz eylemlerin içine çekilebilmiş değil.
Başta İstanbul olmak üzere birçok ilde oluşturulan NATO karşıtı birlikler takvimlerini açıklamaya başladılar. İstanbul NATO ve Bush Karşıtı Birlik, Bush’un geleceği ilk gün olan 26 Haziran’da Ankara’da, hemen ertesi gün de İstanbul’da merkezi bir miting örgütleyecek.
1 Mart eylemi, mecliste tezkere görüşülürken ciddi bir yaptırım gücü olmayı başardı. Aynı şeyi yeniden başarabiliriz. Tüm güçlerimizle Ankara ve İstanbul mitinglerinde olacağız. 27-29 Haziran tarihleri, NATO tarihine İstanbul Zirvesi olarak değil, İstanbul direnişi olarak geçecek. Bunun için çalışmalara şimdiden hız vermeli, NATO zirvesini Haziran’ın son iki günü olarak algılamamalıyız. Son iki günü belirleyecek olan, ön hazırlıklar ve hayata geçirilen eylemler zinciri olacaktır. Öncesinde yapacağımız her güçlü çalışma, ulaşacağımız her insan ve en önemlisi de kuracağımız her “NATO’ya Hayır Komitesi”, zirve günü yapılan eylemleri de belirleyecektir.
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir