
Bir buçuk ay önce, 2 Mart günü bir eğitim emekçisi İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda bıçaklı saldırı sonucu öldürülmüştü. Yaşanan cinayetin ardından Öğretmen Sendikası olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önünde nöbet tutmuştuk; yaşanan saldırıların münferit olmadığını, dayatılan gerici eğitim politikasının bir sonucu olduğunu söyleyip Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırmıştık.
2 Mart’tan bir buçuk ay sonra ise Urfa’dan ve Maraş’tan üst üste iki okul saldırısı haberi geldi. Eğitim emekçileri, öğrenciler öldürüldü, yaralandı. Bakanlık bu saldırıları da “Münferit vakalar, şiddet olayları” diyerek geçiştirmeye çalıştı. Biz eğitim emekçileri olarak biliyoruz ki bu saldırıların sorumlusu, AKP’nin dayattığı dinci-gerici-piyasalaştırılmış eğitim modelidir. Sorumluları istifa etmeli ve kamuoyu önünde hesap vermelidir.
Yaşanan saldırılar üzerine 16 Nisan için Kadıköy’de eylem kararı aldık. Altıyol’da toplanıp İskele Meydanı’na yürüyecek ve burada basın açıklamasını okuyacaktık. 19:30’a doğru Altıyol’da toplanmaya başladık. Emek-demokrasi güçlerine ve halkımıza çağrı yapmıştık ancak tahminimizin üzerinde bir kalabalık karşıladı bizi. Eylem saatinin gelmesiyle kalabalık daha da arttı.
Eğitim-Sen’le ortaklaştırmıştık eylemi. En önde Eğitim-Sen ve Öğretmen Sendikası pankartları olmak üzere yüzlerce kişi İskele Meydanı’na doğru yürüyüşe geçtik. Yürüyüş boyunca, yaşanan saldırıların başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere sorumlularını teşhir eden konuşmalar yapıldı. “Patronların
Bakanı Yusuf Tekin İstifa”, “Öğretmen Düşmanı Yusuf Tekin İstifa”, “Öğrenci Düşmanı Yusuf Tekin İstifa”, “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz”, “Katillerden Hesabı Emekçiler Soracak”, “Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni” sloganları sık sık atıldı eylem boyunca.
Yürüyüşün bir noktasında polis, atılan bir sloganı bahane ederek “Atılan slogan kanunsuzdur” anonsu yaptı. Kanunsuz olanın öğretmenlerin, öğrencilerin öldürülmesi olduğunu söyledik cevaben. Ve sloganlarımıza, ajitasyon konuşmalarımıza devam ettik.
Yürüyüş çok coşkulu ve kalabalık geçti. İskele Meydanı’na girdiğimizde soğuğun etkisiyle eyleme destek veren kitlede bir azalma oldu, ancak hala yaklaşık 500 kişi meydanı dolduruyordu.
İskele Meydanı’nda lise ve üniversite öğrencilerine söz verildi; kendi taleplerini kendilerinin ifade etmesi istendi. Düzeni teşhir eden ve mücadele çağrısı yapan konuşmalar yapıldı. Bu saldırıları aşmanın yolunun, dayatılan eğitim politikalarına karşı topyekun mücadele olduğu hatırlatıldı, örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekildi. Ankara’da bakanlığın önünde iki gündür eylem yapan ve nöbet tutan eğitim sendikalarına selam gönderildi.
Okunan basın açıklamasının ardından eylem sonlandırıldı. Eylem boyunca sloganlarımız bir an susmadı. Eğitim mücadelemizin kesintisiz devam edeceği tekrar vurgulandı.
Mücadele Dersini Öğretmenler Veriyor!
Bir eğitim emekçisi
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir