
İşçi Emekçi Birliği, “3 Mart İş Cinayetleri ile Mücadele Günü” nedeniyle Kadıköy’de Süreyya Operası önünde eylem yaptı. Eylemde okunan açıklamada şöyle denildi:
İşçi Cinayetlerinde Can Vermemek için Örgütlenmek Zorundayız.
Yaşamak deniyor adına… Nefes alıp veriyoruz, iki lokma ile karnımızı doyuruyoruz, işe gidiyoruz, patron için çalışıyor, sonra eve dönüyoruz. Televizyonda bize gösterileni izleyip, uyuyoruz. Uyuyup uyanma arasındaki döngü… Sanki tüm hayat bundan ibaret. Adına da yaşamak diyorlar. Gerçekten yaşamak mı bu? Yarınımızın ne olacağı, hadi geçelim yarını, akşam bizi neyin beklediğini bilememe hali ile karşı karşıyayız. Depremlerde binalar başımıza çöküyor, yangınlarda diri diri ölüyoruz, madenlerde, fabrikalarda, atölyelerde her gün ama her gün işçi cinayetlerinde katlediliyoruz.
Bugün 3 Mart İş Cinayetleri ile mücadele günü. Aynı zamanda tam 33 yıl önce 1992’de Zonguldak Kozlu’da kömür maden ocağında grizu patlaması sonucu 263 işçinin hayatını kaybettiği gün. Takvim yapraklarına sığmaz maalesef işçi cinayetleri. Soma, Ermenek ve diğer yüzlercesi… Bu topraklarda her ay ortalama 150 işçi, iş cinayetlerinde katledilmektedir. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre 2024 yılında 1897 işçi, iş cinayetlerinde katledilmiştir. Bu işçilerin 74’ü çocukken, 94’ü mülteci/göçmen işçidir. 2025 Ocak ayında 177 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İSİG’ in bir başka verilerine göre 2013 -2024 arası 25 yaş altı ölen genç işçi sayısı 2664’dür. TC’nin emekliler yılı ilan ettiği 2024 yılının ilk 11 ayında 512 emekli işçi cinayetlerinde hayatını kaybetti.
İşçilerin, emekçilerin alın teri, kanı gözyaşı üzerine kurulu bu sistem 3 Mart 2016’da Duran Baysal’ı aramızdan aldı. Devrimci işçi Duran Baysal Diyarbakır’da çalıştığı cami inşaatında bir halatın kopması sonucu beton bloğun üzerine düşmesiyle hayatını kaybetti. Duran Baysal işçiydi, devrimciydi, Kaldıraç dergisi okuru, Direnişteyiz.org muhabiri, İnşaat iş sendikasının kurucu üyelerindendi.
(…)İşçi Cinayetlerini durduracak olan İşçi Sınıfının iktidarı almasıdır. Bu güç vardır. Bu olanaklıdır.
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir