Ertuğrul Bilir’in “Dar pencereden manzara” adlı yazısının eleştirisine devam ediyoruz. Bilir yazısında, DY’nin 12 Eylül yıllarında tasfiyeci-teslimiyetçi tutumunu olabildiğince hafifsetmeye çalışırken, o dönemde kolektif bir direniş sergileyen TİKB’nin direnişini küçültüyor ve işkence ile sınırlıyordu. Ayrıca DY’nin 100’e yakın şehit verdiğini, kırda gerilla savaşı sürdürdüğünü iddia ederek, esasında direndiğini kanıtlamaya çalışıyordu. 12 Eylül yıllarında DY dahil her siyasi hareketten yüzlerce …
Devamını okuEtiket arşivi
Ertuğrul Bilir’e yanıt-1: Bitmeyen 12 Eylül rahatsızlığı
12 Eylül yenilgisi ve bu yenilgide payı olanlara dair çıkan kitaplar-yazılar, halen birilerine rahatsızlık veriyor. Son olarak Yaşar Ayaşlı’nın “Türkiye Solundan Manzaralar: 12 Eylül’de Yenilenler Üzerine Tarihsel Bir Deneme” adlı kitabı, bu rahatsızlığı yeniden dışavurdu. İlk anda “40 yıl sonra bunlara yeniden dönmenin ne gereği var” mealinde sözlerle karşılandı. Hem de Sümerler’e kadar gidip devlet olgusunun, kadın sorunun, etnik kökenlerin …
Devamını okuEnginleri fethetme ruhuyla BİZ KAZANACAĞIZ!
Bu ay, ihtilalci komünistlerin kuruluş ayı. Bir nevi doğum günleri…. Hem de iki kez! İlki, 19-21 Şubat 1979 tarihinde gerçekleşen “İleri Militanlar Toplantısı” (İMT)’dir. İkincisi, 15-17 Şubat 1998’deki “yeniden doğuş” konferansı!.. Her iki doğum da oldukça uzun ve sancılı bir dönemin ardından gelmiştir. Her doğum gibi öncesinde büyük acılar, sıkıntılar yaşanmış, ama sonrasında daha büyük coşku ve moralle yeni başlangıçlar …
Devamını okuRefik’in ardından…
Refik Ünal’ın ölümü, onu tanıyan herkeste derin bir üzüntü yarattı. Çünkü sözüyle özü bir olanlardandı Refik. Doğaldı, doğrucuydu… Ne düşünüyorsa söyleyen, düşündüğü gibi de yaşayan biriydi. Yanlış bulduğu şeylere tereddütsüz karşı çıkardı. Dik başlıydı ama sevgi doluydu. O kocaman gözleri, yoldaşlarına, dostlarına her zaman sevgiyle bakmıştır. Onun teoriye ilgisi, aydınca bir yaklaşımdan uzak olduğu için bilgiçlik yapmazdı ve itici olmazdı. …
Devamını okuİsmail Cüneyt’in ölüm yıldönümünde duvar yazıları
İsmail Cüneyt’in ölüm yıldönümünde, resmi duvarlara şablon olarak yapıldı.
Devamını oku21 Aralık 1983-İsmail Cüneyt katledildi
TİKB-MK üyesi İSMAİL CÜNEYT, 21 Aralık 1983 günü işkencecilerin eline geçti. Aynı gün İstanbul I. Şube’de kurşunlanarak öldürüldü. Yoldaşları arasındaki adı Stalin Mehmet’ti. Sınıf düşmanlarına karşı öylesine derin bir kin taşıyordu ki, ona bu adı vermişlerdi. Uzlaşmazlığın, kararlılığın ve boşlukları doldurmanın adı oldu İsmail Cüneyt. 1956 yılında Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak doğdu. Küçük yaştan itibaren …
Devamını okuİşçi sınıfının önderlerinden HAMİT TEKİN ölümsüzdür!(1934-1979)
Hamit Tekin (Hamido) doğal işçi önderiydi. Yıllarını işçi sınıfının kurtuluşu mücadelesine vermiş bir proleter devrimciydi. 1960 ortalarından itibaren gelişen işçi hareketinin önderlerinden biri oldu Hamido. Yaşamı, grevden greve, direnişten direnişe koşarak geçti. Girdiği her yerde sınıfı bilinçlendiren, her tür haksızlığa başkaldıran ve çevresini örgütleyip harekete geçirendi. O yüzden tüm patronların “kara listesi”ne geçmesi uzun sürmedi. DİSK’in kuruluşunda aktif olarak rol …
Devamını okuSer verip sır vermeyen yiğit: İSMAİL GÖKHAN EDGE
İsmail Gökhan Edge, Diyarbakır işkencehanelerinde ser verip sır vermeyenlerden oldu. O, 1953 yılında Eskişehir’de doğdu. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okumaya başladı. O yıllarda TİKB önceli grup yapısı saflarında devrimci mücadeleye atıldı. Mehmet Fatih Öktülmüş’ün yetiştirdiği seçkin devrimcilerden biriydi. 1974 yılında okulu bıraktı, “profesyonel devrimci” olarak mücadelesini sürdürdü. İşçi sınıfını örgütlemek için Fatih’le birlikte Çukurova’ya …
Devamını oku21 Kasım 1979; Ali Algül’ü unutmadık!
Ali Algül, 1960 yılında Kayseri-Sarız’da demokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Liseyi İstanbul’da Kocasinan Lisesi’nde okudu. Emekçi kişiliği ile devrimciliği birleştirdiği lise yıllarında, hızla etrafındakileri devrimcileştirme görevini de üstlendi. Halkın Kurtuluşu (HK) saflarında atıldı kavgaya. Bir yandan liseli gençliği örgütlerken bir yandan da Emek Spor Kulübü’nün açılışıyla uğraşıyor, derneklerde çalışıyor, seminerler düzenliyordu. Bahçelievler-Siyavuşpaşa’da arşınlamadığı yer yoktu. Buralarda yetişiyordu geleceğin …
Devamını okuSezai Ekinci: Kendini aşmanın simgesi (31 Ekim 1992)
Ne çok devrimci Adressiz Sorgular’dan tanıdı onu. Ne çok TİKB’li büyüdü elinde. Doksan günü geçen direnişiyle yarattığı destanla anıldı hep… Yaşamını komünizm davasına adamış, her şeye örgüt odağından bakan, yılların sarsmadığı Sezai Ekinci’yi bir trafik kazası aldı aramızdan. Hem de en verimli çağında. Ona en fazla ihtiyaç duyulan, hızla yol alındığı bir süreçte… Sezai Ekinci, TİKB’nin kurucularından ve yapı taşlarındandı. …
Devamını oku
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir