Paris’te ırkçılık karşıtı eylemlere ırkçı müdahale çabası

Amerikalı siyahi George Floyd’un polis tarafından katledilmesinin ardından, Fransa’da ırkçılığa ve polis şiddetine karşı anti-faşist eylemler, onbinlerce kişinin katıldığı, polisle çatıştığı protestolarla sürdürülüyor. Gençlerin yoğun katıldığı gösteriler, iki haftayı geçmesine ve polisin bütün saldırılarına rağmen, kararlı ve coşkulu biçimde sürüyor.

13 Haziran günü Republique (Cumhuriyet) Meydanı’ndaki eylemde, bir grup faşist, ırkçılık yazılı pankartı, meydana bakan bir binanın en üstüne asarak provokasyon yaratmaya çalıştı. Meydandaki onbinlerce eylemcinin yoğun protestosuna rağmen pankart indirilmeyince, binada oturanlar müdahale ederek pankartın bir bölümünü yırttı. Anti-faşist güçlerin binaya çıkma girişimi polis tarafından engellenince, diğer binadan geçiş yapanlar, pankartı asanlara sopalarla müdahale etti. Polisin koruması altında faşistler tarafından asılan pankart, zorluklar altında engelleri aşmasını bilen anti-faşist gençler tarafından, elde sopa dövüşerek indirildi. Kavga alanlarında anti-faşist gençlik, faşizme karşı bir kere daha “NO PASARAN!” dedi.

Provokasyonun polis inisiyatifinde gerçekleştirildiğini düşünen kitle sık sık Cumhurbaşkanı Macron’u istifaya çağıran sloganlar attı. Geçen hafta da aşırı ırkçı bir grup, anti-faşistlerin uğrak yeri olan bir kafeteryaya saldırmış, bir müşteri yaralanmıştı.

 

Fransa polisi de ırkçılığa karşı eylem yaptı

12 Haziran günü de polisler, Champ Elysees Caddesinde yaptıkları bir eylemle İçişleri Bakanı Christophe Castaner’i istifaya çağırmışlardı. Bu eylemde, Fransa polisi içindeki ırkçılık protesto edilmişti. Eylem ırkçı öfkenin ne kadar yayıldığının ve egemenlerin bundan ne kadar korktuklarının göstergesi oldu. Eyleme katılan polislerin bir kısmı gerçekten yükselen kitle direnişine kayıtsız kalmadıklarını göstermek için oradaydı. Diğer taraftan eylem aslında emperyalist-kapitalist bir ülke olan Fransa’da, Macron hükümetinin işçiler, emekçiler ve göçmen halk üzerinde uyguladıkları politikalarının yanlışlığının halkın gözünde açığa çıkmasının ardından, imaj tazeleme çalışmasını ifade ediyordu. Bugün bir Castaner gidecek, başka Castaner gelecektir. Ancak ırkçılığa karşı yükselen kitle öfkesi öylesine güçlüdür ki, egemen sınıflar bu öfkenin daha büyük fırtınalara dönüşmesinden korkmaktadır. Aman nafile, o son ergeç olacak ve iktidar gerçek sahiplerinin eline geçecektir.

Paris PDD

Bunlara da bakabilirsiniz

16 Mart 1978- Beyazıt Katliamı

İstanbul Üniversitesi önünde, faşistlerin düzenlediği bombalı saldırıda 7 öğrenci yaşamını yitirdi. 16 Mart 1978’de yaşanan …

Halepçe Katliamı’nın 38. yılı

Saddam yönetimindeki Irak devleti, 16 Mart 1988’de Halepçe’de Kürt halkına dönük olarak bir katliam gerçekleştirdi. …

ABD Konsolosluğu önünde protesto

NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik (NESKB), 15 Mart günü İstanbul’da ABD Konsolosluğu önünde eylem …