NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Gençlik Birliği kuruldu

NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Gençlik Birliği, 27 Mart günü yaptığı basın açıklaması ile kuruluşunu duyurdu. Gençlik Birliğinin deklarasyon metnini yayınlıyoruz:
Bugün dünya, emperyalist sistemin derinleşen krizinin yarattığı savaş, yıkım ve sömürü sarmalıyla kuşatılmıştır. Ortadoğu’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada halklar; işgallerin, iç savaşların, yoksulluğun ve zorunlu göçün kıskacı altındadır. Bu tablonun sorumlusu; dünya halklarının emeğini ve geleceğini sömürerek ayakta kalan emperyalist sistem ve onun askeri-siyasi aygıtlarıdır.

Kapitalist-emperyalist sistem, krizden çıkış için işçi sınıfına ve emekçilere yönelik ekonomik ve siyasi saldırılarını artırmaktadır. Emperyalistler yeniden paylaşım ihtiyacını karşılamak için yeni savaşlar başlatmaya ve varolan savaşları derinleştirmeye yönelik adımlar atmaktadır. Emperyalist-siyonist saldırganlığın askeri aparatı olan NATO, yalnızca devletler arası bir askeri ittifak değil; aynı zamanda halkların iradesini bastırmanın, devrimci mücadeleleri ezmenin ve dünyayı emperyalist çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirmenin aracıdır. Kurulduğu günden bugüne sayısız işgalin, darbenin ve savaşın doğrudan ya da dolaylı sorumlusu olan bu yapı, bugün de yeni savaşların planlayıcısıdır. Emperyalist savaş politikalarının derinleştiği bu süreçte, dünya adeta bir savaş alanına çevrilmiştir. Libya, Suriye, Sudan, Somali, Yemen, İran, Venezuela ve Küba’da yaşananlar bunun somut örnekleridir. Filistin ve Rojava başta olmak üzere Ortadoğu’nun ezilen halklarının mücadelesi emperyalist saldırganlıkla bastırılmak istenmektedir. Aynı güçler, dün Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de ve Rojava’da yarattıkları yıkımı bugün yeni hedeflerle devam etmektedir. ABD emperyalizmi ve onun bölgedeki ileri karakolu olan İsrail’in saldırganlığı, basit bir askeri operasyon değil, coğrafyayı halklardan arındırma ve boyun eğdirme stratejisidir. Enerji hatları, ticaret yolları ve sermaye güvenliği uğruna halkların yaşamlarını yok saymaktadır. Emperyalizmin demokrasi ve güvenlik söylemleri, bu kanlı pazar paylaşımının üzerini örten ideolojik bir kılıftan ibarettir. Emperyalizm girdiği her yerde yıkım, savaş ve sömürü üretmiştir; demokrasi ve güvenlik söylemleri ise bu düzenin ideolojik örtüsünden başka bir şey değildir. Bu koşullar altında, NATO’nun 22 yıl aradan sonra 7–8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştireceği zirve; emperyalist savaş politikalarının ve yeni saldırı planlarının kararlaştırılacağı kritik bir eşiktir. Bu zirvede alınacak kararlar, halklara daha fazla yoksulluk, daha fazla baskı ve daha fazla savaş olarak dönecektir. Emperyalist savaşların bedelini ise her zaman olduğu gibi işçi sınıfı, emekçiler, kadınlar, çocuklar ve gençlik ödeyecektir. İşsizlik, güvencesizlik ve geleceksizlik kıskacına alınan gençlik; aynı zamanda savaş politikalarının en ön saflarına sürülmek istenmektedir.

Bu tablo bir kader değil, emperyalist sistemin doğrudan sonucudur. Ancak tarih, başka bir yolun mümkün olduğunu göstermektedir. Bu topraklarda gençlik, emperyalizme karşı mücadelede her zaman öncü bir rol oynamıştır. Denizlerin, Mahirlerin ve İbrahimlerin yükselttiği mücadele, yalnızca bir dönemin atılımı değil, bugüne kalmış bir mücadele mirasıdır. Bu mirasın sorumluluğu bugün gençliğin omuzlarındadır.­

Gençlik için emperyalizme karşı mücadele; kendi yaşamına, geleceğine ve özgürlüğüne sahip çıkma mücadelesidir. NATO’ya karşı çıkmak; emperyalist savaş politikalarına karşı çıkmak demektir. Bu, barınma hakkını, eğitim hakkını ve insanca yaşam talebini savunmaktır. Emperyalizme karşı mücadele ile içerideki sömürü düzenine karşı mücadele birbirinden ayrı düşünülemez. Kurulduğu günden bugüne NATO’nun en etkin unsurlarından biri olan Türkiye’de, emperyalist sistemle kurulan askeri, siyasi ve ekonomik bağlar; bu savaş politikalarının doğrudan parçasıdır. İncirlik ve Kürecik gibi üsler, emperyalist saldırganlığın lojistik merkezleri haline getirilmişken; savaş politikaları, kadınlara ve LGBTİ+’lara sistematik olarak saldırmaktadır. Başta nüfus politikaları olmak üzere kadın bedeni üzerinde tahakküm kurma politikaları ve nefret söylemiyle toplumsal yaşamın her alanı militarize edilmekte ve kuşatma altına alınmaktadır. Bu coğrafyada sessizlik, suça ortaklıktır. Bu nedenle bugün en acil görev; gençliğin ve emekçi halkların emperyalizme karşı mücadelesini birleşik, örgütlü ve meşru militan bir hatta dönüştürmektir. 7–8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi, bu mücadelenin somutlaştığı bir eşiktir. Bizler, halkların kanı üzerine pazarlık yapılan bu savaş zirvesini tanımıyoruz! Bu zirveyi yaptırmayacak her söz, her eylem ve her örgütlenme; yalnızca bugüne değil geleceğe sahip çıkmak anlamına gelecektir.­

Biz buradan açıkça ilan ediyoruz:­

Emperyalist savaşa karşı tarafımız halkların tarafıdır! NATO’ya karşı mücadele, emperyalist sisteme karşı mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır! Gençlik birleşmeli, örgütlenmeli ve NATO zirvesini her alanda fiili meşru mücadelesiyle durdurmalıdır! Okullarda, kampüslerde, mahallelerde ve yaşamın her alanında anti-emperyalist mücadele yükseltilmelidir! Tüm gençliği, işçileri, emekçileri ve ezilen halkları; NATO’ya, emperyalist savaşa ve saldırganlık politikalarına karşı birleşmeye, örgütlenmeye, sokağa ve mücadeleye çağırıyoruz!

Emperyalistler yenilecek, direnen halklar kazanacak!­

Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!­

Yaşasın anti-emperyalist gençlik mücadelemiz!­

NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Gençlik Birliği

Bunlara da bakabilirsiniz

Paris’te görkemli Newroz kutlaması

Emperyalist ABD’nin dünya hegemonyası için savaş politikalarının vahşeti Ortadoğu’da tüm şiddetiyle sürüyor. Geçen ay boyunca …

İsviçre’de Newroz coşkusu

İsviçre’nin Basel kentinde 20 Mart günü Newroz kutlaması yapıldı. Meşaleli yürüyüş sonrası dev gibi ateş …

Mücadeleci sendikalardan Mehmet Türkmen için eylem

Birtek-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı konuşma hedef gösterilerek 16 Mart …