
İBB’de (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) 35 bin işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme dönemi başlayınca, çalışanlar da sürece dahil olmak için harekete geçti.
TİS için ilk toplantı 15 Ocak günü yapılacaktı. İBB’de örgütlü Hizmet-İş sendikası, 8 Ocak günü Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’nda çalışan işçilerle bir toplantı yaparak TİS süreci hakkında bilgi verdi. Ancak bu toplantı planladıkları gibi gitmedi. İşçiler kendi haklarını savunmak için sendika ile tartıştılar.
İBB iştiraklerinde örgütlenme süreci
İBB’de çalışan işçiler 20 No.lu işkolunda tanımlanmışlar ve burada Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş sendikası örgütlü. Yan şirketlerde çalışanlar ise, bir yıl öncesine kadar 10 No.lu işkolunda görülüyorlardı ve burada ağırlıklı olarak Türk-İş’e bağlı Tez Koop-İş sendikası örgütlüydü.
2020 yılında Hak-iş Konfederasyonu, belediyelerde işkollarının hatalı olduğuna dair bir dava açmış. Bu dava 2025 yılı Ocak ayında sonuçlandı; böylece yan şirketlerde işkolu değişikliği yaşandı, işçiler bir gecede 10 No.lu işkolundan, 20 No.lu “genel işler” işkoluna taşınmış oldular.
Hak-İş’in açtığı bu dava ve sonuçları bütün belediyeleri etkiledi. Sadece İBB’de 16 bin işçi ve emekçinin işkolu değişmiş oldu. Sosyal Hizmetler’de çalışanlar da bu 16 bin işçinin arasındaydı.
İşkolu değişikliğinin ardından İşçiler İBB’de yetkili sendika olan Hizmet-İş Sendikası’nın 2 yıl süreyle geçerli olan (ve bir yılı kalmış olan) toplu sözleşmesine dahil edildiler. Ancak Sosyal Hizmetler çalışanları Hizmet-İş ile devam etmek istemedikleri için, Genel-İş sendikası ile iletişim kurdular. Genel-İş temsilcileri ise “Hizmet-İş’in toplu sözleşmesinin bir sene daha geçerli olduğunu, belediyede durumun karışık olduğunu, işçilerin kendi aralarında örgütlenip Hizmet-İş’e daha iyi bir sözleşme imzalatabileceklerini” söylediler ve uzak kalacaklarını gösterdiler. Genel-İş’in belediyelerde sergilediği olumsuz pratik elbette biliniyordu, ancak Hizmet-İş yerine tercih edilebilirdi. Bu görüşme ile bunun önünü kesmiş oldular.
Geçen bir yıl içinde sendika değişti, ancak işbirlikçi-uzlaşmacı sendikacılık anlayışı değişmedi. Tez Koop-İş Sendikası döneminde işyeri temsilcisi olanlar bir anda Hizmet-İş’e geçtiler ve yine işyeri temsilcisi oldular. Tez Koop-İş döneminde şube başkanı ve yöneticisi olanlar şimdi Hizmet-İş’in şube başkanı ve yöneticisi durumundalar. Keza 2025 Ocak öncesinde Tez Koop-İş sendikası iştiraklerde 4 yıldır örgütlüydü, TİS imzalıyordu ve işçileri TİS sürecine katmıyordu. Yetki değiştikten sonra da işçileri sendikal sürece dahil etmeme tutumunu gösterdi. Geçen bir senelik zamanda sendika temsilcileri işçilerle bir kere bile bir araya gelmedi. Sendika temsilcilerine ulaşmak mümkün olmadı. İşçiler için açılmış WhatsApp grubu bile işçilerin mesaj yazmasına kapalıydı, sadece sendika yöneticileri mesaj atabiliyordu.
Şimdi yeni bir TİS dönemi daha geldi. Ancak bu defa işçi ve emekçiler daha öfkeli ve talepkar biçimde çıktı sendikacıların karşısına.
İlk toplantı ve tartışmalar
Sendika, Sosyal Hizmetler çalışanları ile 8 Ocak günü yaptığı toplantıda, adeta “kara haber” verdi: “Toplu sözleşmenin imzalanmasının gecikeceği, Temmuz ayını bile bulabileceği, ekonomilerini buna göre ayarlamaları gerektiği”ni söyledi sendika temsilcileri. Bu, “6-7 ay boyunca zam almayacak, 2025 ücretiyle devam edeceksiniz” demekti. Zaten düşük ücretlerin enflasyon karşısında tamamen erimesi anlamına geliyordu. Doğal olarak tepkiyle karşılandı.
İşçiler önce TİS taslağının neden kendileriyle paylaşılmadığını sordu. Sendika temsilcileri “Süreç kritik, taslağı sizinle paylaşırsak yönetime gidebilir, o yüzden paylaşmadık” dediler. İşçiler kendilerinin bütün bir yılını etkileyecek olan taslağı göremiyordu!
Ardından TİS’in gecikmesine karşı, imzalanana kadar geçerli olacak ek bir protokolün olup olmadığını sordular. Sendika temsilcileri bu soruyu geçiştirmeye çalıştı. Beşinci kez sorulunca “Maddelere dahil ederiz” demek zorunda kaldılar.
Sendika temsilcileri ilk defa böyle bir dirençle karşılaşıyordu. Şimdiye kadar yönetimle iş yapmaya ve işçiyi yok saymaya alışkınlardı. İşçilerden tepki görünce kendilerini acındırmaya başladılar: “Bu süreçte çok uykusuz kalıyoruz, sizin için çalışıyoruz, kıymet bilin!..” Ancak işçilerin kararlı duruşu karşısında geri adım atmak zorunda kaldılar. Taslağı paylaşacaklarını, geri dönüşleri alacaklarını ve eklenen maddelerle taslağı genişleteceklerini ilettiler.
İlerleyen günlerde taslağı verdiler. Onlarca kişinin yaptığı inceleme ve tartışmaların ardından “ek protokol, kadınlara regl izni, ikramiye” gibi maddeler sendika temsilcilerine iletildi.
Sendika, 15 Ocak’ta yapılan ilk TİS toplantısından bir sonuç çıkmadığını ve Ocak ayı sonunda ikinci toplantının yapılacağını duyurdu. İşçiler, devam eden süreci dikkatle takip ediyorlar. Sarı sendikaların işçileri dışlayan keyfi uygulamalarına ve patronların sömürü düzenine karşı mücadeleyi sürdürmekte kararlılar.
Bir belediye çalışanı
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir