Metal işçileri TİS eyleminde

Metal işçileri ve MESS arasında 2016-2017 grup toplu iş sözleşmesinin tıkanması üzerine, işçilerin başlattıkları eylemler devam ediyor.

2025 Eylül ayında başlayan TİS süreci 150 bin metal işçisini kapsıyor. 8 Aralık günü yapılan oturumda, metal patronları adına MESS (Metal Sanayicileri Sendikası) yüzde 10 zam ve 3 yıllık sözleşme teklif etti. İşçiler adına işkolunda yetkili sendikalar ise 2 yıllık sözleşme talebiyle masaya oturmuştu. Birleşik Metal-iş yüzde 58,5, Türk-Metal-iş yüzde 35,2 tam talep etti. Öz Çelik-iş ise her zamanki gibi Türk Metal-iş sendikasının TİS taslağını benimsedi.

TÜİK’in hesaplamalarına göre 2025 yılı ortalama enflasyonu yüzde 35,91 olarak açıklandı. Yani geçen yıl yapılan ücret zamları, bir yılda yüzde 35 eridi. Yeni TİS’lerde öncelikle bu açığın kapatılması gerekiyor. Oysa MESS patronları sadece yüzde 10 zam yapmayı planlıyor. Üstelik OVP (Orta Vadeli Program) hesaplamalarına göre, 2026 yılında enflasyon tahmini yüzde 16. Elbette bu rakamı tutturamayacaklarını, enflasyonun çok daha yüksek gerçekleşeceğini biliyoruz. Ancak MESS, bu rakamın bile altında bir zam teklif ediyor.

Bu tablo, tüm işçilerin ücretlerinin asgari ücrete çekilme çabasını gösteriyor. Asgari ücret, açıklandığı anda açlık sınırının altında kaldığına göre, işçilerin açlıktan ölüm dışında bir seçeneği kalmıyor. İşçilerle alay eden, işçilerin yaşamlarını bu kadar değersizleştiren bu teklif karşısında, işçi sendikaları uzlaşmazlık zaptı tutarak masadan kalktı; arabuluculuk süreci başladı.

Böylece metal işçilerinin eylem süreci de başlamış oldu.

Birleşik Metal-iş’in açıkladığı eylem takviminde, mesaiye kalmama, vardiya giriş çıkışlarında sloganlı yürüyüş, kokart takma, 1 saatlik iş bırakma gibi eylem biçimleri belirledi ve bunları fabrikalarda hayata geçirdi. Ayrıca 21 Aralık günü Gebze’de bir miting yapıldı.

Türk Metal-iş ise, mesaiye kalmama, yemek saatinde masaya çatal-kaşıkla vurarak gürültü gibi eylemler yaptı. Ayrıca İstanbul, Bursa ve İzmir’de MESS binalarının önünde eylem yapıldı.

Birleşik Metal-iş Başkanlar Kurulu 24 Aralık günü yaptığı toplantı sonrası yeni bir eylem takvimi açıkladı. 25 Aralık Perşembe, 2 Ocak 2026 Cuma ve 8 Ocak 2026 Perşembe günlerinde 1 saat iş bırakılacak; 26 Aralık Cuma günü Bursa/Mudanya’da yürüyüş ve kitlesel basın açıklaması yapılacak; kokart takma eylemine devam edilecek. Ayrıca grev kararının asılması sırasında, tüm temsilciler tam gün izinli olacak, grev hazırlıkları etkin biçimde yürütülecek.

Metaldeki TİS süreçleri geçmişte genel olarak aynı rutini izlerdi. TİS tıkanır, uzlaşmazlık zaptı tutulur, ardından Birleşik Metal-iş eylemlere başlar. Grev aşamasında Türk Metal-iş TİS’i satar, çok geçmeden Birleşik Metal-iş de “Türk Metal imzaladı yapacak bir şey yok biz de imzaladık” diyerek TİS’i imzalardı. Fakat son yıllarda “Türk Metal imzaladı yapacak bir şey yok” bahanesi Birleşik Metal-iş tabanından yükselen büyük öfke ve direnişle kırıldı. Yine son yıllarda kırılan bir başka şey de “Cumhurbaşkanı’nın grev yasağı” oldu. Birleşik Metal-iş üyesi işçiler, “yasağı tanımıyoruz” diyerek fiili grevlerini sürdürdüler ve neredeyse taleplerinin hepsini kazandılar.

Ancak bunu, bugün daha ileriye taşımak gerekiyor. Çünkü bu da rutinleştikçe, patronlar karşı hamleler geliştiriyorlar. MESS’in yüzde 10 zam önermeye cesaret etmesi bile önemli. Bu cesareti, eylemlere geç başlanmasından alıyorlar. TİS görüşmeleri başladıktan sonra yapılan eylemler elbette önemli; ancak görüşmeler tıkanmadan, uzlaşmazlık zaptını beklemeden eylemlere başlamak mümkün. Keza yapılan eylemler de yetersiz kalıyor. 1 saatlik iş durdurmayı uzatmak, MESS binaları önündeki eylemleri güçlendirmek gibi daha meşru-militan eylem takvimi çıkartılabilir. Daha etkili, patronları daha fazla sıkıştıran eylem biçimlerine geçmek, işçilerin daha avantajlı biçimde masaya oturmasını sağlayacaktır. TİS sürecinin tümünü eylem süreci olarak geçirmek, MESS patronları üzerinde ayrıca basınç oluşturacaktır.

Metal sektöründeki işçilerin hem örgütlülük düzeyi hem de militan eylem potansiyeli, diğer sektörlere göre çok daha yüksektir. İşçi sınıfının lokomotifi konumundaki metal işçileri, örgütlenme ve eylem konusunda da diğer kesimlerden daha ilerideler. Bunu bugüne kadar sayısız eylemde, özellikle de 2015 yılını sarsan “metal fırtınası” sürecinde tekrar tekrar gördük, yaşadık. Bugün yine fiili grevlerle, direnişlerle harekete geçmeli, kazanmanın yolunu göstermeliler.

Bunlara da bakabilirsiniz

Basel’de Rojava için kitleler yine sokaktaydı

İsviçre-Basel’de 26 Ocak günü Rojava için kitleler yine sokaklardaydı. Binlerce kişi saatlerce ana caddelerde yürüdü; …

İBB’de TİS süreci başlarken…

İBB’de (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) 35 bin işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme dönemi başlayınca, çalışanlar da sürece …

Adana’da Migros depo işçilerine ziyaret

Migros depo işçilerinin bulundukları illerde başlattıkları direniş sürüyor. Adana Ceyhan yolu üzerinde bulunan Migros deponun …