
İşçi Emekçi Birliği (İEB) 17 Aralık günü, direnişte olan Özel Okmeydanı Hastanesi işçilerini ziyaret etti.
Sloganlarla direniş alanına giden İEB bileşenlerini direnişçi işçiler sloganla karşıladılar. İEB adına yapılan açıklamada, direnişçi işçiler selamlandı, dayanışma içinde olunacağı belirtildi. Ardından işçilerle sohbet edildi.
Özel Okmeydanı Hastanesi işçileri, 10 Kasım’dan itibaren direnişteler. Ziyarete gittiğimiz gün direnişlerinin 38. gününde olduklarını belirttiler. Yaklaşık 8 aydır ücretlerinin zamanında ödenmediğini, geciktirilerek parça parça verildiğini, son 3 ay ise hiç ödeme yapılmadığını söylediler. Bu koşullarda DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık-iş sendikasında örgütlenmeye karar vermişler.
Hastane yönetimi, “binada deprem riski var hastaneyi kapatıyoruz” diyerek tüm çalışanların çıkışını veriyor. İşçi, doktor, hemşire, teknik eleman, toplamda 150’den fazla kişi işsiz kalıyor. İşçiler diyor ki, “Deprem riski olduğuna dair ne resmi bir evrak var, ne mühendislik raporu… Zaten yıllar önce binanın kolonları güçlendirilmişti. Bu defa “deprem riski” denilmiş ama ortada tek bir belge bile yok.” “Patron yok, yönetici yok… Sadece ‘eşyalarınızı toparlayın gidin’ dediler.”
Direniş başladıktan sonra büyük bir kısmının hak edişlerinin yarısını, bazılarının da üçte birini veriyorlar. Bazıları bu duruma razı oluyor. Fakat sendikalı olanlar ücretlerinin ve tazminatlarının tamamını alana kadar direneceklerini söylüyor. Ayrıca hastaneden malzeme çıkarılmasına izin vermeyeceklerini ifade ediyorlar.
Özel Okmeydanı Hastanesi 4 yıl önce 2021 yılında Ercan Kesal tarafından Şafak Grubu’na satılmış. Satış olurken “tüm haklarınız korunacak şekilde satış sözleşmesi yapıldı” demişler. İlk başlarda ücretler düzenli ödenmiş, fakat sonra aksamalar başlamış. Her ay “maaşımız zamanında yatacak mı” endişesiyle geçmiş.
İşten atılana kadar herhangi bir sendikaya üye olmamışlar. “Özel sektörde sendikalı olmak çok zor” diyor bir işçi, “sendikaya adım atan arkadaşımız, hemen işten çıkartılıyordu.” Ama hepsi birden işsiz kalınca “sendikalı olmaktan, örgütlenmekten ve direnmekten başka çaremiz olmadığını anladık” diyorlar.
Sağlık sektöründe çalışanların çoğu kadın. Bu direnişte de kadınlar en önde. Ve 10 Kasım’dan itibaren her gün hastanenin önündeler.
13 Aralık günü sabaha karşı 03.00 sularında hastaneye silahlı saldırı gerçekleşti. Hastane girişine gelen kar maskeli 4-5 kişi binayı hedef alarak kurşun yağdırdı. Binaya toplamda 18 kovanın isabeti ettiği belirtilen saldırıda, hakları için direnmekte olan emekçilerden kimse yaralanmadı. Sonraki günlerde bu saldırıyı mahalledeki çeteler üstlendi. Buna karşı tepkiler büyüyünce, saldırıyı direnişçilere karşı değil, hastaneye yaptıklarını açıkladılar.
Direniş sırasında bazı kişilerin, hastane içindeki tıbbi cihazları dışarı çıkarma çabası olmuş; işçilerin müdahalesi üzerine Özel Okmeydanı Hastanesi’ne tıbbi cihaz kiraladıklarını, şimdi hastane kapandığı için kendi cihazlarını geri aldıklarını belirtmişlerdi. Bunun üzerine işçiler, tıbbi cihazların tahliye edilmesine karşı gece nöbetlerini de artırmışlardı. 13 Aralık’taki silahlı saldırı, bu nöbetler başladıktan sonra yaşandı.
Saldırılara rağmen hastane çalışanları direnişlerini kararlılıkla sürdürüyor. Hemen her gün direnişi desteklemeye gelen gruplar oluyor. Elbette en büyük destek ve dayanışma eylemli olanıdır. Başta sağlık sektörü olmak üzere işçi ve emekçilerin eylemleri, direnişin zaferle bitmesini hızlandıracaktır.
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir