Osman Akgün Kültür ve Sanat Merkezi’nin Irak’ta İşgale Hayır Koordinasyonu’na sunduğu NATO zirvesi konulu metinden kısaltılarak alınmıştır…
Tüm dünyada olduğu ülkemizde de emekçiler, emperyalist savaşla ve emperyalizmin kurumları ile barışık değildirler. Koordinasyon bu gerçekliği veri alarak NATO Zirvesi’ne karşı güçlü bir propaganda ve eylem hattını örebilir. Ve bu faaliyeti, anti-emperyalist mücadelenin ivmesini yükseltmede bir kaldıraç olarak kullanabilir.
Haziran ayı sonunda yapılacak olan İstanbul NATO Zirvesi’ne karşı gerçekleştirilecek eylemler ve zirvenin engellenmesi iddiasını taşımak Koordinasyon’un kendisini örgütsel ve politik olarak daha ilerden konumlandırılmasını, canlandırılmasını da zorunlu hale getirmiştir.
Üç Hedef Üç Eylem
Koordinasyon, NATO Zirvesi karşısında protestoculuğun ötesinde bir iddia taşımalıdır. Bu, aynı zamanda anti-emperyalizmde açık ve tutarlı bir propaganda-eylem hattı anlamına gelmelidir. Dolayısıyla NATO Zirvesi’ne karşı yürüteceğimiz kampanya, somut olarak NATO Zirvesi’ni konu almalı, ancak bununla yetinmemelidir. Çalışmanın içeriği aşağıdaki uzak ve yakın hedeflerle doldurulmalı, kampanyanın yürütülüş tarzı bu hedeflere göre şekillenmelidir. Bu anlamda somut olarak yürüteceğimiz kampanya,
1- NATO’nun teşhirini,
2- NATO zirvesinin engellenmesini,
3- Türkiye’nin NATO üyeliğine son verilmesini, üslerin kapatılmasını, emperyalistlerle yapılan açık ve gizli antlaşmaların iptal edilmesini hedeflemelidir.
NATO zirvesi özel gündeminin ve Türkiye’nin emperyalizm ile geliştirdiği savaş ilişkilerinin gerektirdiği karşı duruş sloganı da bu hedefler kapsamında belirlenmelidir. “NATO’ya Hayır, Üsler Kapatılsın” sloganı önerimizdir. Ancak belirtilen ve benzer içerikteki sloganlar, geniş kitleler açısından daha ilgi çekici bir biçimde ifade edilebilir.
Bu hedefler doğrultusunda yürütülecek kampanyaya ilişkin önerilerimiz üç noktada yoğunlaşıyor:
1- NATO’yu teşhir kampanyası:
NATO zirvesine kadar sürekli hale getirilecek ve NATO’nun kanlı yüzünü açığa çıkaracak bir teşhir kampanyası örgütlenmelidir. NATO’nun tarihi, yönelimleri, hedefleri konusunda somut bilgilendirme faaliyeti sürdürülmelidir.
Bu çerçevede,
a) Daha şimdiden tasarlanacak çarpıcı bir afişin zirve gününe kadar aralıksız kullanılması
b) Bildiri, bülten gibi yazılı materyallerin yaygın dağıtımı
c) Merkezi yerlerde, emekçi semtlerde NATO konulu toplantılar, kahve konuşmaları vb. yapılması
d) Bu konuda televizyon radyo programlarının düzenlenmesi… gibi araçlar kullanılabilir.
2) 5 Haziran “NATO’ya Hayır” mitingi:
NATO karşıtı, süreklileştirilmiş çalışmanın kendini en güçlü tarzda ifade edeceği bir miting Haziran ayının ilk haftası gerçekleştirilebilir. Miting, Türkiye genelinde, merkezi bir miting olarak düşünülüp, hazırlığı da buna göre yürütülmeli.
3) Zirve haftası, zirveyi engelleme haftası:
Zirve büyük olasılıkla Beşiktaş-Çırağan’da gerçekleşecektir. Dolayısıyla zirvenin olacağı hafta başından itibaren Taksim-Beşiktaş hattında eylem ve nöbet haftası düzenlenebilir. Zirve günü Çırağan’ın önünde insan barikatı kurmak, yaklaşılamadığı taktirde belli bir bölgeyi eylemcilerle kapatmak gibi yöntemler denenebilir. Yine zirve tarihine yakın olarak duyarlılık oluşturacak bir eylem de NATO’nun İstanbul’daki bir kurumunun önünde gerçekleştirilebilir.
Propaganda ve Eylemlerin Örgütlenmesi
1- NATO Konferansı amacımızla da ilişkili olarak daha önce önerilen “yurtdışı komitesi”nin en kısa sürede oluşturulması,
2- NATO zirvesine karşı yürütelecek kampanyanın önemli iki dinamiği olan işçi sendikaları ve gençlik örgütleriyle ilişki kurulması. Bu anlamda üniversitelerde ve işyerlerinde yapılacak çalışmaların koordinasyon faaliyetleri ile paralel hale getirilmesi ya da ortaklaştırılması. Bu koordinasyonu ve ilişkiyi sağlamak, düzenli hale getirmek üzere iki ayrı komite kurulması. Ayrıca kampanyanın tüm ülke çapına yayılması, diğer illerdeki platformlarla ilişkilerin kurulmasını da bu komite sağlayabilir.
3- Basın komitesi: Bu komite yalnız basınla değil herkese açık bütün etkinliklerde koordinasyon dışındaki organizasyonlarla ilişki içinde olmalı ve bir tür Koordinasyon sözcülüğü yapmalıdır.
(….)
Osman Akgün Kültür Merkezi (OKSAM)
Katiller ve işbirlikçileri…
İşte NATO Zirvesi’nin sponsorları
Anadolu Grubu’nun başkanı Tuncay Özilhan, 100 bin dolar vereceğini;
Saffet Ulusoy zirvenin organizasyonu üstleneceğini;
Doğan Medya Grubu zirve için özel İngilizce gazete çıkaracağını;
Bülent Eczacıbaşı İstanbul Kültür Vakfı’yla ortak etkinlik düzenleyeceğini,
Sanko Grubu’nun başkanı Abdülkadir Konukoğlu zirveye gelenlere bornoz vereceğini;
TEKEL Alkol’ün yeni sahibi Nihat Özdemir şarapları karşılayacağını;
Doğuş Grubu, zırhlı otomobilleri karşılayacağını;
Assan Hyundai temsilcisi zirve için otomobil tahsis edeceğini;
açıkladı!
Sabancılara kalan da zirve için yemek vermek oldu!
Geçtiğimiz eylül ayında NATO Genel Sekreteri George Robertson başkanlığındaki askeri stratejistler, Türk iş adamlarına Brüksel’de brifing verdi. Bu brifinge TOBB, TÜSİAD, TÜGİAD, İKV, DEİK temsilcileri katıldı. Türk patronların NATO Zirvesi’ne karşı böylesine misafirperver olmalarından da anlaşılıyor ki, planlananlar oldukça karlı işler. Keza NATO’nun Orta ve Doğu Avrupa ile Kafkas ve Orta Asya ülkelerinde yaptığı devasa askeri yatırımları biliyoruz. Zirveyi, bornozdan şaraba kadar ince ince düşünen patronlar da bu durumun Ortadoğu versiyonuna hazırlanıyor olmalılar!
Onlar NATO’ya karşı misafirperverliklerini gösteredursunlar! Zirveyi asıl karşılayacak olan bizler olacağız!
PDD – Proleter Devrimci Duruş Devrimler Tarihin Lokomotifidir